We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Özlem Özdemir yazdı: Kadınsan Sus-MA!

8 31 5
07.08.2022

Kadınsan susmasını bileceksin!
Kadınsan haddini doğduğun andan itibaren öğreneceksin!
Kadınsan erkeklerin senin hakkında vereceği her karara boyun eğeceksin!

Yeni Türkiye’de kadınlığın böyle olması isteniyor. Bir kere kadınlığın, kadın olmanın ne demek olduğunu dahi erkeklerin tarif ettiği bir ülkede kadınların güvende olması mümkün değildir. Nitekim, değiliz… Ataerkil sistem zaten binlerce yıldır kadınları yok etmek üzere elinden geleni ardına koymuyor. Kıtalara ve kültürlere göre zorluk dereceleri değişse de temelde kadın olmak, üstünde hep görünmeyen ellerin baskısını hissetmek demek.

Bizim toplumumuzda ise kendine özgü sorunlar var. Gelenek, görenek, töre, din gibi birden çok yazılı ve yazısız kurala göre kadın hayatının sınırları çiziliyor. Oysa Türk kadınlarının tarihine baktığımızda kadının hatun, sultan, savaş kahramanı olduğu; erkeğin arkasında değil yanında hatta bazen önünde olduğu görülür. Anadolu, farklı zaman dilimlerinde kadınların elleri üstünde yükselmiştir. Sayısız savaş ve işgal sonucu erkek hakimiyeti kadınları ezse de, Atatürk tarafından 1923’te kurulan lâik Cumhuriyet ile Türk kadınları yeniden layık oldukları konuma gelmişlerdir. Ne yazık ki gericilik, yıllardır kadınları bize ait olmayan bir kültürle hapsetmeye çalışıyor. Cumhuriyet’in yıkım sürecinin en önemli bacaklarından biri de kadınların özgürlüklerinin elinden alınmasıydı, bu ıskalanmasaydı belki bugünlere gelinmezdi...

İşte bu yüzden, günümüzde kadınlar çağlar öncesinin cadıları gibi yargılanıyor, kadınları yok eden erkekler de serbest bırakılmakla kalmayıp adeta sırtı sıvazlanıyor. Böyle olunca konuşma cesareti bulan kadınların kanatları bir daha kırılıyor. Ama işte bazı kadınlar susmuyor. İşte bu ülke susmayan kadınlarla ayakta duruyor!

Toplumsal olarak epeydir herkesin sinirleri yay gibi gerilmiş ve bilinçli olarak yürütülen insanları bölme planı işe yaramış durumda. Bu toplum hiçbir zaman bu denli birbirine uzak, ideolojik olarak bu denli ayrışmamıştı. Bu durum her alana sirayet ettiği için artık aynı sofraya oturulan insanlarla bile kopulabiliyor… Bu ayrışmanın en belirgin olduğu alanlardan biri de medya, acı bir tecrübeyle sabittir. Mesleğini yapamayan gazetecilerden biri olarak, Atatürk çizgisinden kimsenin konuşmaya cesaret edemediği........

© Gerçek Gündem


Get it on Google Play