Başkalarının Savaşını Sahiplenmek
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke’de imzalanan ortak savunma anlaşmasının en dikkat çekici hükmü, taraflardan birine yapılacak silahlı saldırının üçüne birden yapılmış sayılacak olması.
Kimin aklına geliyor böyle cin fikirler?
Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Pakistan’la savunma işbirliğini geliştirmesini anlarız. Ortak üretim yapılabilir, savunma sanayii projeleri geliştirilebilir, tatbikatlar düzenlenebilir, istihbarat paylaşılabilir, hava ve füze savunmasında işbirliğine gidilebilir. Bunların Türkiye açısından önemli ekonomik ve stratejik getirileri de olabilir.
Fakat bunların herhangi biri “Sana yapılan saldırıyı bana yapılmış sayarım” demeye değer mi?
Mekke Anlaşması’nda kaşlarımızın çatılmasına neden olan da işte bu taahhüt.
Pakistan’ın Hindistan’la Keşmir ihtilafı, Afganistan sınırında ciddi güvenlik sorunları var. Suudi Arabistan’ın İran’la karmaşık ilişkileri, Yemen kaynaklı tehditleri ve Körfez’de karşılaşabileceği başka çatışma ihtimalleri bulunuyor.
Türkiye şimdi bu risk havuzuna mı atlıyor cumburlop?
Bölgenin sorunlarına kayıtsız kalmamak başka şey, başka ülkelerin güvenlik sorunlarını peşinen kendi güvenlik sorunumuz haline getirmek başka.
Anlaşmayı İran’ı çevrelemeye yönelik bir proje olarak okumak bana ikna edici gelmiyor. Anlaşmanın yaklaşık bir yıldır müzakere edildiği belirtiliyor. Pakistan daha çok kısa bir süre önce İran ile ABD arasında arabuluculuk yaptı ve Tahran’la ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor. Suudi Arabistan’la zaten........
