ERİK ZAMANIDIR…
İlkbahardan yaz mevsimine geçiş yaparken pazar tezgâhlarında boy göstermeye başlayan yeşil erik, yalnızca bir meyve değil; aynı zamanda hafızalara kazınmış bir mevsim hatırasıdır. Daha dallar tam yapraklanmadan ortaya çıkan o keskin ekşi tat, çocukluğun sokaklarını, okul önlerindeki seyyar tezgâhları ve avuç içindeki tuza batırılmış ilk eriği hatırlatır insana.
Erik ağacı, gülgiller familyasına mensup kadim bir meyve ağacıdır. Bilimsel adı “Prunus domestica” olan eriğin yaklaşık iki bin yıldır bilindiği kabul edilmektedir. Kafkasya ve Hazar havzasından dünyaya yayıldığı düşünülmektedir. Anadolu ise eriğin yalnızca yetiştiği değil, aynı zamanda kültüre dönüştüğü coğrafyalardan biridir. Can eriği, papaz eriği, mürdüm eriği ve üryani eriği gibi çeşitler, bu kadim meyvenin farklı karakterlerini temsil eder.
Uzmanlar, yeşil eriğin oldukça faydalı bir meyve olduğunu belirtmektedir. İçerdiği B vitamini, potasyum ve magnezyum sayesinde sindirimi desteklediği, iştah açtığı ve bağışıklığı güçlendirdiği ifade edilmektedir. Ateş düşürücü etkisinden böbrek sağlığına kadar pek çok konuda faydalı olduğu dile getirilmektedir. Kısacası yeşil erik, küçük görüntüsünün ardında büyük bir şifa taşır.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır.
Özellikle okul çevrelerinde satılan eriklerin........
