We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Karışık kafalar, saçılan milyonlar

116 35 19
23.02.2021

Biden yönetiminin bir ay önce (20 Ocak’ta) resmen işe başlamasının ardından Beştepe’den arka arkaya Beyaz Saray’ın yeni patronuyla iş yapmayı dört gözle beklediklerine dair akide şekeri kıvamında mesajlar yağmaya başladı. Tam da ABD’nin yeni Başkanı Joe Biden’ın dünyadaki diğer liderlerle ilk telefon konuşmalarını yapmaya başladığı günlere denk gelen mesajların öncelikli motivasyonu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da hızla bu potaya sokabilmekti. Oysa Beyaz Saray’a yakın kaynaklarımdan duyduğum Biden’ın zaten ivedilikle Erdoğan’ı aramaya hiç niyeti yoktu. Üzerine bir de Boğaziçi Üniversitesi’nde başlayan “Melih Bulu protestoları”nı bastırmak için Erdoğan hükümetinin talimatıyla kullanılan orantısız güç ve zalim yöntemler eklenince telefon işi hepten (başka) bahara kaldı.

Beklenen telefon bir türlü gelmese de Erdoğan hükümeti, Biden yönetiminin kendileriyle masaya oturmasının önkoşulunu zaten pek iyi biliyor. Rus yapımı S-400 füze savunma sisteminin en iyi ihtimalle gün yüzü görmeden hangarlarda yıllanacağı yönünde sağlam bir garanti vermeden Ankara’nın Washington ile anlamlı bir diyaloğa girme ihtimali düşük. Zaten er ya da geç girilecek olan da mutedil bir diyalogdan ziyade çetin bir pazarlık olacak. Bu mesaj da Biden Beyaz Saray’ı ile Beştepe arasındaki ilk resmi temas olan 3 Şubat’taki İbrahim Kalın–Jake Sullivan telefonunda net biçimde Erdoğan’a iletildi. Dahası ABD’nin Büyükelçisi David Satterfield bu görüşmenin hemen ertesinde (5 Şubat) elçilikte bir araya geldiği bir grup Türk gazeteciyle sohbetinde “Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (halihazırda zaten Türkiye’ye uygulanmakta olan) CAATSA yaptırımlarından feragat edilebilmesi için Türkiye'nin S-400'e sahip olmamasını şart koşmaktadır. Bu yeni ve çok daha katı bir yasal gerekliliktir,” hatırlatması yaptı.

Biden yönetiminin verdiği mesajın alındığına dair ilk emare ise Savunma Bakanı Hulusi Akar’dan geldi. Satterfield’ın sözlerinin basına yansımasından sadece bir gün sonra bir grup gazeteciyle sohbet sırası bu kez Akar’daydı. Akar’ın 6 Şubat günü S-400’ler konusunda söylediklerini 9 Şubat’ta Sedat Ergin’in sütunundan okuduk. “Biz ABD ile yürüttüğümüz görüşmelerde S-400’ler konusunda bir çözüm bulabiliriz. Ama YPG konusunda, gerçekleri görmelerini........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play