menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Handikaplı gazetecilik: Kulüp muhabirliği

52 0
11.04.2026

Galatasaray, Göztepe karşısında sezonun en kritik deplasmanlarından birine çıkarken Okan Buruk’un bir şeyleri değiştirmesi gerektiği aşikardı. O ana kadar Osimhen’in yokluğunda sahaya hiçbir şey koyamayan takımı, üstüne Trabzonspor deplasmanında skor olarak olmasa da oyun olarak ağır bir yenilgi almıştı. Orta saha kurgusunda ciddi değişikliklere ihtiyaç duyulduğu görülüyordu, kayıpları oynayan Icardi ise artık denklemde dahi değildi. Bu koşullar altında Buruk zorlu deplasmana doğru değişikliklerle çıktı. İlkay Gündoğan’ın yeniden 11’e dönmesi orta sahayı, Barış Alper Yılmaz, Leroy Sane, Roland Sallai ve Yaser Asprilla ise hücumdaki hareketlilik sorununu çözmüştü. Nitekim sarı-kırmızılılar maça golle başlamakla kalmadı, ilk yarıda sezonun en iyi deplasman performanslarından birini ortaya koydu. Tam acaba “Okan Buruk şampiyonluk oyununu yine buldu galiba” diye düşünürken ikinci yarıda tablo tersine döndü. Göztepe’nin 49. dakikada attığı gol sonrası kurduğu hakimiyet o kadar ağırdı ki ilk yarı tamamen unutuldu. Maçın kazanılması önemliydi tabii ama Osimhen’siz süreçte olası kayıpları önleyecek oyun bulundu mu, orası şüpheli.

İlkay Gündoğan’ın ikinci yarıda değişen tabloyu özetleyen sözleri maçın taktik analizi için yeterliydi. Okan Buruk ise basın toplantısında son 6 haftaya girilirken “psikolojik tahkimi” önemsedi. Hocaları Fatih Terim ve Mircea Lucescu’nun ustası olduğu “Herkese karşı biz” algısını kuvvetlendirme mesaisi adına içinde bolca “hain” barındıran bir basın toplantısı düzenledi.........

© Evrensel