Halkı yanıltmak yönetme usulüdür
Muhalifleri susturmaya, etkisizleştirmeye çalışarak ülkeyi yönetmek, alışılmış ve süreklileşmiş bir iktidar yöntemidir. Dönem dönem bazı yasa maddeleri bu amaç için öne çıkarılır, daha yaygın kullanılır. Cumhurbaşkanına hakaret, terör propagandası yapma, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme iddiası düşünce ve ifade özgürlüğünü, örgütlenme hakkını kısıtlamak için kullanılagelmiştir ve halen kullanılmaktadır. Son yıllarda bu maddelere “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” iddiası da ilave edilmiştir. 2022 yılında Türk Ceza Kanunu’na 217/A maddesi olarak eklenen bu düzenleme, iktidarın hoşuna gitmeyen bilgi, söz ve eylemleri bastırmanın bir aracına dönüşmüştür.
Bu iddia ile gazetecilere, yazarlara, İstanbul Barosu Yönetim Kuruluna ve son olarak Birleşik Tekstil ve Dokuma İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen’e dava açıldı. Üstelik Türkmen, alt sınırı bir yıl hapis cezası olan dezenformasyon suçunu işlediği iddiasıyla tutuklandı.
Türkmen’in tutuklanmasına neden olan Sırma Halı işçilerinin eylemindeki sözlerini hatırlayalım: “Siz bugüne kadar bu Başpınar’da sizin patronunuz başta olmak üzere, Şireci başta olmak üzere işçinin hakkını yemeyen bir tane patron biliyor musunuz? Hepsi işçinin hakkına çöküyor, hepsi işçinin rızkına çöküyor, hepsi işçinin hakkını yiyor, hakkını çalıyor. Öyle değil mi? Siz bugüne kadar bu Şireci’de daha iki ay önce işçinin iki tane kolu koptu ya, işçi öldü burada ya. Bugüne kadar bir tanesi için bunları hesap........
