Türklerde bitmeyen teşkilatlanma aşkı…
Türkler, tarih boyunca dünyanın neresine, hangi statüde giderlerse gitsinler, mutlaka bir teşkilatlanma ihtiyacı duymuşlardır. Değerli düşünür ve siyaset adamı ağabeyim Vedat Bilgin’in ifadesiyle; “Türkler dünyanın neresine giderlerse gitsinler, önce yerleşirler, sonra kendilerine has yeni bir dünya kurarlar.” Aşağıda paylaşacağım örnek, bu tespiti adeta doğrular nitelikte.
2026 yılının ilk haftasındayız. Günlerden pazar. Hollanda, sabaha yeni bir kar tabakasıyla uyandı. Her yer bembeyaz. Ülke genelinde “Sarı Kod” uyarısı yapılmış. Kar yağarken bir yandan da güneş açıyor; fakat hava son derece soğuk. Yollara tuz serpilmiş. Aslında Hollanda, bu tür sert kış şartlarına pek alışık değil.
İşte böyle bir günde, bir gün önceden kararlaştırdığımız üzere, Rotterdam yakınlarından kadim bir dostum taziye ziyaretime geldi. Kendisi çok yönlü bir isim, ancak yılların siyasetçisi. Naçizane ben de sivil toplum alanında faaliyet gösterince, aramızda uzun yıllara dayanan sağlam bir dostluk oluştu.
Hollanda’da Türk sivil toplum hareketlerinin en canlı olduğu dönemlerde, değerli dostum da iktidar partisinde aktif siyasetin içindeydi. Birlikte Hollanda Türk tarihine geçen işler yaptık.
Örneğin, o yıllarda, AK Parti Dış İlişkiler Başkanı Sayın Kürşat Tüzmen ve eşi Amsterdam’da bir programa katılmışlardı. Türk sivil toplum kuruluşları, medya ve siyaset temsilcilerinin yer aldığı geniş katılımlı bir toplantı düzenlenmişti. Kürşat Bey salona girer girmez bütün masaları tek tek dolaşmış, katılımcılarla tokalaşmıştı. Ertesi gün........
