İndirim, istisna ve uygulamalarda yeminli mali müşavirlik tasdik raporu zorunluluğu
A. Şeref ACAR
Ankara YMM Odası Başkanı
3568 Sayılı Kanuna ait 49 sıra no.lu genel tebliğ 30 Aralık 2025 tarih ve 33123 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Anılan tebliğde, mükelleflerin gelir ve kurumlar vergisi kanunları uyarınca verecekleri, gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde yer alan istisna, indirim ve uygulamalardan yararlanabilmesi ile yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi uygulamasına ilişkin işlemlerinin yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanmasına ilişkin düzenlemeler yer aldı.
Hazine ve Maliye Bakanlığı VUK’nun mükerrer 227’nci maddesinde yer alan “Vergi Kanunlarında yer alan muafiyet, istisna, yeniden değerleme, zarar mahsubu ve benzeri hükümlerden yararlanılmasını Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen şartlara uygun olarak yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibraz edilmesi şartına bağlamaya yetkilidir.” düzenlemesinden hareketle yukarıda bahsi geçen 49 sıra no.lu genel tebliği yayımlanmış bulunmaktadır.
Tebliğ ile yapılan detaylı düzenlemelere geçmeden önce, konunun tarihsel gelişimine değinmek gerekmektedir.
“YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK” KURUMU VE SINIRLI TASDİK UYGULANMASININ TARİHSEL GELİŞİMİ
Her ne kadar Yeminli Mali Müşavirlik mesleği 3568 sayılı kanunla oluşturulmuş gibi görünse de, kamunun bu alandaki ihtiyacı ve düzenlemeleri, dönemsel içerikleri itibari ile farklılıklar olmakla birlikte çok daha eskilere dayanmaktadır.
22 Mart 1934 tarih ve 2395 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kazanç Vergisi Kanununun 40’ıncı madde düzenlemesi ile “Yeminli Hesap Mütehassısları” oluşturulmak istenilmiş, ancak bu düzenleme konusunda o tarihlerde bir gelişme olmamıştır.
Uzun bir süre sonra, 11.12.1985 tarih ve 18955 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3239 sayılı Kanunla VUK’nun 141’nci maddesini takiben konulan ek maddede “Yeminli Mali Müşavirlik Kurulu” nun kurulması için düzenleme yapılmış, ancak mesleki yapıda bütünsellik sağlamak amacına yönelik beklentiler ve hukuki gelişmeler sonucunda bu düzenleme de mülga olmuştur.
Bahsi geçen beklentiler, 1989 yılında 3568 sayılı Kanun’da ete kemiğe bürünmüş ve 13/06/1989 tarih ve 20194 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu” ile SMMM’ler ve YMM’ler TÜRMOB çatısı altında tanımlanmıştır. Kanunda yer alan görev tanımlamalarına göre daraltılmış bir ifade ile “defter tutmak ve beyanname düzenlemek” SMMM’lerin, “başta Maliye Bakanlığı olmak üzere kamunun diğer birimlerinin istediği tasdik raporlarının düzenlenmesi” ise YMM’lerin görev alanları olarak belirlenmiştir.
Anılan kanunun 12.’ci maddesinde YMM’lerin yapacakları tasdik işlemlerinin çıkarılacak bir yönetmeliğe göre yapılacağı da ayrıca ifade edilmiş, 02/01/1990 tarihinde yayımlanan bu yönetmelik ile de vergi kanunlarında yer alan indirim, istisna ve uygulamaların YMM tasdik raporlarının konusunu oluşturduğu hüküm altına alınmıştır.
Bu yönetmelik sonrasında başta KDV iade işlemleri, devamında da;
-
2 Seri No.lu tebliğ ile Yeniden Değerleme İşlemleri,
-
3 Seri No.lu tebliğ ile Vakıflar ve Bilimsel ARGE Faaliyetinde Bulunan Kurumların İşlemleri,
-
5 Seri No.lu Tebliğ ile Kurumlar Vergisinden İstisna İşlemler,
GVK’nu Kapsamında Kazançtan İndirim Gelirler,
-
7 Seri No.lu tebliğ ile Yatırım İndirimi
olmak üzere, sınırlı tasdik konularının belirli tutarları aşması halinde YMM tasdik raporuna bağlanması şartı getirilmişti. 1990’lı yılların........
