Orta ölçekli ülkelerin hepsi tehdit altına giriyor
Hepimizin hatırlaması gereken husus, günümüzde dünyanın devletler hukukunun güçlü devletlerin davranışlarını belirlemekteki etkisinin azaldığı bir döneme girdiğidir
Dilimizde yerleşik bir deyim var: “Dinsizin hakkından imansız gelir.” Tahmin ettiğiniz gibi bu deyimi Trump’ın Maduro’ya yaptıklarını gördükten sonra hatırladım. Aslında Maduro evinizde ağırlamak isteyeceğiniz bir şahsiyet değil. Kendisi iktidarda kalabilmek için ülkenin ekonomisi dahil her şeyi yıkmaya hazır bir diktatör. İktidarda bulunduğu dönemde ülkesinden 8 milyon kişi muhtemelen iktisadi nedenlerle ayrıldı. Tahminlere göre son seçimleri ikide bir oranında az oy alarak kaybetmekle beraber sonuçlarla oynayarak kendisinin kazandığını ilan etti. Kitleler katında pek sevildiği söylenemez. Nitekim, ülkesini Amerikan esiri olarak terk edince büyük nümayişler olmadı, tersine kamuoyunda ülkeden gitmesinden kaynaklanan bir rahatlama görüldü. Yerinin nasıl doldurulacağı henüz açıklık kazanmış olmasa bile, Venezuela hükümetinin icraati için Amerika’dan onay alması, hiç olmazsa Amerikan çıkarlarına aykırı hareket etmemesi isteniyor.
Maduro, etkisiz bir Latin Amerika lideri konumuna sürüklenecek
“Maduro hakettiği sonucu buldu” demek isteyebilirsiniz, ama bir defa daha düşünmenizi tavsiye ederim. Sizin ülkenizin liderinin, başkalarının para kazanmasını engelliyor diye sarayından kaçırılmasını ve muhtemelen hayali iddialarla yargıç karşısına çıkarılmasını ister miydiniz? Pek sanmam. Ancak başkanlık sarayını basarak Maduro ve eşini esir alan, onları önce Amerikan donanmasına ait bir gemiye binmelerini sağlayan,........
