Açık stratejik otonomi: Avrupa’nın yeni jeoekonomik arayışı
Küresel ekonomi artık yalnızca maliyet avantajı üzerinden şekillenmiyor. Güvenlik, teknoloji, enerji ve stratejik bağımsızlık kavramları ticaret politikalarının merkezine yerleşiyor. Avrupa’nın “açık stratejik otonomi” arayışı da tam olarak bu dönüşümün ürünü, önümüzdeki yıllarda bu yaklaşımın başarısı, yalnızca Avrupa’nın değil, küresel ekonomik düzenin geleceğini de belirleyecek.
Avrupa bugün birçok stratejik hammaddede ciddi dış bağımlı, Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında enerji alanında yaşanan kırılganlık ise Brüksel’e ekonomik bağımlılıkların aynı zamanda jeopolitik risk anlamına geldiğini gösterdi. Bu nedenle Avrupa Birliği artık yalnızca regülasyon üreten bir yapı olmak istemiyor. Kritik Hammaddeler Yasası, Net-Zero Industry Act ve Avrupa çip yatırımları gibi girişimler, AB’nin sanayi politikalarına daha aktif biçimde yöneldiğini ortaya koyuyor.
Küresel ekonomi artık yalnızca büyüme, ihracat ve yatırımla açıklanabilecek bir düzlemde ilerlemiyor. Ticaret politikaları giderek daha fazla güvenlik, teknoloji, enerji ve jeopolitik rekabetle iç içe geçiyor. Çin, ABD ve Avrupa Birliği’nin son yıllarda benimsediği ekonomik stratejiler bu dönüşümün en net göstergesi.
Bugün üç büyük ekonomik blok aynı küresel sistem içinde hareket ediyor olsa da her biri farklı araçlarla güç üretmeye çalışıyor. Çin üretim ölçeği ve bütünleşmiş sanayi kapasitesiyle öne çıkarken, ABD yatırım teşvikleri ve korumacılığı merkeze alıyor. Avrupa Birliği ise daha çok regülasyonlar, standartlar ve piyasa kuralları üzerinden nüfuz üretmeye çalışıyor. Bu farklılaşma yalnızca ticaret politikalarını değil, önümüzdeki dönemin küresel güç dengesini de şekillendiriyor.
Çin’in yükselişinin temelinde ölçek ekonomisi bulunuyor. Pekin yönetimi uzun yıllardır üretim kapasitesini devlet destekli finansman, ihracat teşvikleri ve stratejik sektör yatırımlarıyla büyüttü. Özellikle kritik mineraller ve nadir toprak elementlerinde oluşturduğu dikey entegrasyon dikkat çekici boyutta. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre Çin bugün nadir toprak elementlerinin rafinasyonunda yüzde 90’ın........
