Yeni diplomasi dili: Gözdağı vermek
Vizeyle, ticaretle, regülasyonla konuşan bir dünyada, tehdit dili olağanlaşıyor. Kuralların arkasına saklanan yaptırımlar ve karşılıksız kalan sertlik, uluslararası ilişkilerde sessiz bir hizaya sokma düzeni yaratıyor. Asıl soru ise şu: Bu yeni normalde kim ne söylüyor değil, kim neye razı oluyor?
Bir zamanlar krizler istisnaydı, bugün ise uluslararası ilişkilerde yaşanan gerilim kalıcı, tehdit dili sıradanlaşmış durumda.
Kurallara, uluslararası hukuka ve ortak değerlere dayalı bir dünya fikrinden, tehdidin, yaptırımın ve güç gösterisinin sıradanlaştığı bir düzene geçtik. Ve ne yazık ki artık gözdağı, istisna değil, yeni normal.
Vizeyle tehdit edilen siyasetçiler, ticaretle cezalandırılan ülkeler, regülasyonlar üzerinden hedef alınan kurumlar… Küresel siyasetin dili gitgide sertleşiyor.
Les Echos Yazı İşleri Müdürü David Barroux, son yazısında, Avrupa’nın bu tabloda çoğu zaman darbeleri göğüsleyen ama karşılık vermemeyi tercih eden bir aktör olarak öne çıktığını ifade ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa Komiseri Thierry Breton gibi bir isme vize vermekten çekinmediği; Washington’u ve Silicon Valley’yi rahatsız eden düzenlemelerin hedef alındığı; Emmanuel Macron’un Çin’e karşı ticaret dersleri verdiği; Pekin’in........
