Cezalar eğitmek için mi yoksa?..
Eğitimde, ekonomide, adliyede, trafikte, işyerinde, okulda, evde ya da başka bir yerde ceza yağmuru var. Ödül vermeyi, takdir etmeyi, teşekkür etmeyi çok tercih etmesek de eleştirmeyi, cezalandırmayı seviyoruz. Peki amaç hasıl oluyor mu?
Eğitimi ve okulları ile alalım disiplin cezaları öğrenciyi yeniden kazanmaya yönelik mi yoksa hepten “harcanmalarına” mı yol açıyor?
Ekonomide esnaflara, şirketlere, üreticilere, usulsüzlüğün ve sahteciliğin her türlüsüne yapanlara verilen cezalar en çok kimleri etkiliyor? Alın teri dökenleri mi yoksa vergi kaçırmayı, sahteciliği alışkanlık haline getirenleri mi?.
Hapishaneler tıka basa doluydu, 50 binine af çıktı, bir 50 bin için de çalışmalar varmış!
Salı verilmelerinin nedeni suç işlemeye yönelik alışkanlıkları değiştiği için mi yoksa çok daha farklı nedenler mi? Ne kadarı tekrar suç işliyor ne kadarı için ikinci bir şans oluyor. Yeterince araştırılıyor mu?
Disiplinle, baskıyla, şiddetle caydırıcılık modeli çok eskilerde kaldı gibi görünse de hala en çok başvurulan yöntem maalesef bu. Oysa Batılı ülkelerde hem eğitimde hem de farklı alanlarda takdirin, ödüllendirmenin, ilgi ve yetenekler doğrultusunda yönlendirmenin........
