Epstein davasının gerçek yüzü
Epstein davası bütün küresel toplumun güven duygusunu, moralini ve ruh sağlığını bozacak ölçüde yaygın bir enformasyon bombardımanına konu olarak genişliyor. Dava artık hepimizin davası; çünkü dünya coğrafyası üzerinde dokunmadık yer bırakmayan sapkın bir elitler grubunun politik koruma altında bebeklere, çocuklara nasıl musallat olduğunu, taciz ve işkencelerini, katliamlarını dosyalar açıldıkça daha da derinleşen bir mide bulantısı ve öfkeyle izliyoruz. Henüz hepsi kamuoyu ile paylaşılmayan dosyalarda ABD başkanları, bazı Avrupa ülkelerinin soyluları, devlet yöneticileri, küresel bürokratlar, işadamları, sanatçıları, entelektüelleri vs. de var. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bazı hususlar bulunuyor.
Öncelikle dosyadaki belgeler eksik ve aradan seçilerek yayınlandığı için manipülatif olabilir. Yani olayı bağlamından kopartarak kimileri için suçlayıcı, kimileri içinse suçlarını örtücü bir görünüm çiziyor olabilirler. Bunu mükemmel bir işçilik ve profesyonellikle yapabilecek insan ve kurumlarla muhatap olduğumuzu unutmayalım. Kafaları bizden daha sofistike çalışıyor; teknolojileri ve enformasyonu dağıtma kabiliyetleri bizden üstün; biz onları tanımasak da onlar bizi tek tek tanıyarak yumuşak karnımızın ve duyarlılıklarımızın nerelerde odaklandığını bilebilecek veri deposuna sahipler; biz izleyiciler masum ve iyi insanlarız, onlarınsa hem iyi-kötü ayrımı yok hem de vazifeleri bu. Yani işlerini yapıyorlar. Bu nedenle manipülasyona açık olan kapılarımızı kapatarak, hiç kimseyi önceden suçlama ya da aklama yapmadan dikkatli analiz yapmak gerekiyor.
İkincisi Epstein olayı sadece insani zaaflar üzerinden gelişen bir sapıklık ve sapkınlık meselesi değil. Aksine dünya sathında siyasi otoriteleri şantaj ve tehdit ile baskı altına almak için kurgulanmış bir “bal tuzağı” ortamı. Yani zaafın korkunçluğunun gözlerimizi kör eden........
