We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sadece haklı olmak yetmiyor

7 3 0
26.07.2021

Son günlerde Kıbrıs’taki gelişmeler kamuoyumuz yanında dünya kamuoyunu da yeniden meşgul etmeye başladı. Sorunun kökeninde Kıbrıslı Rumların Türk tarafını ortaklık kuracakları bir toplum olarak kabul etmemeleri yatıyor. 1960’ta “iki toplumun eşit olduğu” ilkesi üzerine bina edilen Kıbrıs Cumhuriyeti’nde Rum tarafı daha ilk günden itibaren Türkleri dışlamak, ezmek ve sonunda yok etmek stratejisine sarılarak kuruluş sözleşmesini ihlal etti. Bu tutumunu değiştirmek için gösterilen çabalar sonuç vermedi. Tam tersine, Yunanistan’da yönetime el koyan askeri cunta, siyasi desteğini arttırmak için Rum tarafını Kıbrıs’a tamamen egemen kılmaya gayret etti. Fakat hesapları şaştı. Barış Harekâtı ile bu girişimleri başarısızlığa uğradığı gibi, güneyinde Rumların, kuzeyinde Türklerin egemen olduğu iki Kıbrıs ortaya çıktı. İki Kıbrıs’ı birleştirme çabaları da bütün uğraşlara rağmen sonuç vermedi. Birleşik bir Kıbrıs kurulmasının önündeki en büyük engel Rumların Türklerin eşitliğini kabul etmeyen tavrıdır. Buna rağmen, dış dünyada her zaman birleşmeye direnen tarafın Türkler olduğu düşünülmüştür.

Avrupa Birliği’nin Doğu Avrupa’da Sovyet sisteminden kurtulmuş devletleri kendi saflarına katmasını öngören büyük genişleme aşamasında, nasıl olduysa bu sürecin bir parçası olmayan Güney Kıbrıs da üye yapılacaklar listesine alındı. Yunanistan “Kıbrıs’ı almazsanız tüm genişleme sürecini veto ederim” diye şantaj yaptı. AB, kendi içlerinde ya da komşularıyla sorunları olan ülkeler üye olmak istiyorlarsa, üyelik aşamasına sorunlarını çözmüş olarak gelmeleri ilkesini benimsemişti. Ne hikmetse, bu kural Güney........

© Dünya


Get it on Google Play