Türkiye ve israil arasındaki gerginlik
Mesele artık israilin Türkiye’ye ne yapacağı değil; Türkiye’nin, israilin bölgeyi kendi güvenlik haritasına göre yeniden şekillendirmesine izin verip vermeyeceğidir. Çünkü bazı savaşlar silahla başlamaz; önce haritalar değişir, sonra dengeler, en sonunda da sınırlar…
Türkiye ile israil arasındaki gerilimi yalnızca Gazze üzerinden okumak, meselenin asıl merkezini kaçırmaktır. Gazze bu çatışmanın ahlaki ve siyasi yüzüdür; fakat stratejik derinliğinde Suriye, Doğu Akdeniz, enerji yolları, savunma dengesi ve bölgesel liderlik mücadelesi vardır. israilin son dönemde Suriye’de Türkiye’nin yakınındaki askeri altyapıyı hedef alması, Ankara’nın itiraz ettiği asıl noktayı açıkça göstermiştir: israil artık Türkiye’yi yalnızca diplomatik bir rakip değil, kendi bölgesel hareket alanını sınırlayabilecek bir güç olarak görmektedir.
Benim kanaatim şudur: Türkiye’nin israil karşısında sertleşmesi geçici bir öfke değildir. Ankara, israilin Suriye’de kalıcı bir güvenlik kuşağı oluşturmasını ve yeni Şam yönetiminin üzerinde tek taraflı nüfuz kurmasını kendi güvenliği açısından kabul edilemez görüyor. Nitekim israilin Ağustos ayında Suriye’nin kuzeybatısındaki Ebu Zuhur üssünü vurması, Türkiye ile israil arasında doğrudan çatışma riskini artırdı; Washington dahi bunun gereksiz bir tırmanma olduğunu söyledi.
Buradaki ezber bozucu gerçek şudur: Türkiye’nin israille karşı karşıya gelmesi, israilin zayıflığından değil, Türkiye’nin bölgesel........
