menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BİR TAS ÇORBA

50 0
08.10.2026

İnsan, kâinatı kucaklamak isteyen bir gönülle yaratılmıştır; ama bir tas çorba, bir lokma ekmekle doyan bir bedene emanet edilmiştir.

Midemizin sınırı bellidir; sofraya oturduğumuzda ihtiyacımız birkaç lokmadan öteye geçmez.

Dünyaların hazinesini önümüze serseler dahi bu hakikat değişmez; beden aynı bedendir, mide aynı midedir, hacmi bellidir, kapasitesi sınırlıdır.

İşte kanaat, bu basit hakikatin idrakinden doğan müstesna bir erdemdir.

Kanaat sadece azla yetinmek değil, aksine elde olanın kıymetini bilmek ve onu bir nimet olarak görebilmektir.

O, tembelliğin örtüsü değildir; çalışmayı, emeği, alın terini asla reddetmez.

Kanaat, kazancın helalinde durmayı, başkasının hakkına el uzatmamayı, kendi rızkıyla huzur bulmayı bilmektir.

Şükür ise kanaatin dildeki ve kalpteki tezahürüdür; verilene razı........

© Diriliş Postası