menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Su yatağını kendisi açar; kanal açmaya gerek var mı?

17 1
thursday

Har.1: Pîrî Reis [öl.1553] Haritası.

Makalenin amacı, Hoyran ve Eğirdir gölleri hakkında bilgi vermek ve tarihte olduğu gibi 21 Eylül 2025’te tekrar ayrılan iki gölü birleştirmek için iki göl arasına bir kanal açmaya gerek olmadığını açıklamaktır. Zira su yatağını her zaman kendisi açar. Eğirdir Gölü tarihte, Hoyran ve Eğirdir şeklinde iki ayrı göldü ve iki göl arasında suları Hoyran’dan Eğirdir’e doğru akan ve tarihte onlarca adı kaydedilen ünlü bir ırmak vardı. Selçuk-Efes ile İran-Susa şehirlerini, hatta Akdeniz [Ege Denizi] ile Hint Okyanusu’nu birbirine bağlayan ünlü Kral Yolu [Anayol: İpek Yolu], bu ırmağı Kemer Boğazı’nda bir kemer köprüden geçiyordu. Yaklaşık 500 yıl önce iklim, deprem ve sair sebepler yüzünden göl suları yükselmiş; ırmak, köprü ve Kral Yolu, sular altında kalarak yok olup gitmişlerdi. Şimdi kurak bir dönem gelmiş ve göl tekrar ikiye ayrılmıştır. Tarihin izleri, çoğu kez tabiat tarafından silindiği gibi, zaman zaman da, Yenice Derbendi’nde olduğu gibi insanoğlu tarafından silinmektedir.

Açar Kelimeler: Eğirdir Gölü, Hoyran Gölü, Kemer Boğazı, Kral Yolu, gölcük, baraj, iklim, kanal, yatak, sulu tarım

Güney kuzey uzunluğu 50 km olan Eğirdir Gölü’nün en geniş yeri 16 km iken Kemer Boğazı’nda bin metreye kadar düşmektedir. Bu göl, yaklaşık 500 yıl önce Eğirdir ve Hoyran şeklinde iki ayrı göldü ve iki göl arasında suları Hoyran’dan Eğirdir’e, yâni kuzeyden güneye doğru akan, tarihte birçok adı kaydedilen yaklaşık 15 km uzunluğunda bir ırmak vardı. Selçuk-Efes ve Sardes ile İran Susa [Persepolis: Taht-ı Cemşîd] şehirlerini, hatta Akdeniz ile Hint Okyanusu’nu birbirine bağlayan ünlü Kral Yolu, bu ırmağı Kemer Boğazı’nda bir köprüden geçiyordu. Yaklaşık 500 yıl önce iklim, deprem veya sair sebepler yüzünden göl suları yükselmiş; iki göl birleşmiş; tarihî yol ve köprü, sular altında kalarak yok olmuş ve tarihin birçok izi silinmişti. Tarihin izleri bazen tabiat, bazen de Yenice Derbendi’nde olduğu gibi insanoğlu tarafından silinmiştir. 1978 yılında Yenice köyü Kemer Mahallesi yolu dozerlerle genişletirken Kral Yolu’nun izleri silinmiş; Akyokuş Mevkiine Pompa binası yapılırken de Herodotos’un zikrettiği “Firikyalı Çoban Maryas’ın derisinin asılı olduğu söylenen mağara”, Pompa binası temel kazısından çıkan kayalarla kapatılmıştır. Benzer bir hata da kanaatimce, henüz ayrılan “Hoyran ve Eğirdir göllerini bir kanalla birleştirme fikri” olmalıdır. Zira Hoyran Gölü’nün seviyesi yükseldiğinde, Eğirdir Gölü’ne doğru taşacak ve kendi yatağını kendisi açacaktır.

Girişte dediğim gibi Hoyran Gölü’nün seviyesi yükseldiğinde, Eğirdir Gölü’ne doğru taşacak ve bu sular kendi yatağını kendisi açacaktır. Mesele kanal açmak değil, Hoyran ve Eğirdir göllerinin seviyelerini yükseltmektir. 1944 tarihli bir haritada 924.00 m olan Hoyran ve Eğirdir gölleri seviyesi, 1950’lerde Eğirdir Köprübaşı Mevkii ile Kovada Gölü arasına bir kanal açılmasıyla en yüksek 919.00 m civarına ayarlanmış ve geçen 70-75 yıl içinde 918.00 m ile 915.00 m civarında değişir olmuştur. Son zamanda kurak bir dönem gelmiş; göllerin kaynakları kurumaya başlamış ve göl seviyesi 19 Şubat 2025’te 914.05; 15 Ağu. 913.65; 01 Ey. 913.50; 21 Ey. 913.40 olmuş ve göl ikiye ayrılmıştır. Bunda, bizim de çok dahlimiz olmuş ve gölleri besleyen akarsular üzerine hesapsız, kitapsız onlarca gölcük ve baraj yaptık. Şimdilerde Çirişli Dağı’nın batı eteği ve Kemer Boğazı’nın bir km kadar kuzeyinde Hoyran Gölü’nü besleyen tek bir kaynak kaldı ki, buna göz dikmişiz. Bu kaynak,........

© Dikgazete.com