menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bulgaristan seçim sonuçlarının bölgesel ve küresel etkileri!

25 0
24.04.2026

Ömür Çelikdönmez yazdı;

Bulgaristan seçim sonuçlarının bölgesel ve küresel etkileri!

Rumen Radev'in İlerici Bulgaristan (PB) Partisi, geçtiğimiz Pazar günü yapılan Bulgaristan genel seçimlerinde ezici bir zafer kazandı; bu, son beş yıldaki sekizinci genel seçim oldu. Rumen Radev'in seçim zaferi, ülkeye istikrar sağlama ve büyümesini engelleyen yolsuzluktan kurtulma şansı verecek mi zaman gösterecek?

Yolsuzluk karşıtı dalga ve Radev’in  siyasi yükselişi…

Rumen Radev, yolsuzluk karşıtı toplumsal duyarlılıktan etkili biçimde faydalandı. Macaristan'da seçim kazanan Péter Magyar örneğinde olduğu gibi, farklı seçmen gruplarını yeni siyasi hareketinin etrafında toplamayı başardı. Radev’in çekiciliğinin merkezinde yolsuzlukla mücadele söylemi yer aldı. Skandallarla yıpranan bir ülkede, yolsuz siyasetçileri ve işleyişi sorunlu yönetim yapısını tasfiye ederek “yeni bir başlangıç” vaat etmesi, geniş bir toplumsal karşılık buldu.

Bulgaristan’da yapılan parlamento seçimleri sonucunda, Radev’in desteklediği koalisyon, parlamentoda mutlak çoğunluğu elde ederek 2021’den bu yana ilk kez istikrarlı bir hükümet kurma imkânı yakaladı. “İlerici Bulgaristan” hareketinin yükselişi; kronik siyasi istikrarsızlıktan yorulan seçmenin beklentileri, mevcut aktörlere duyulan güvensizlik ve ülkenin karşı karşıya olduğu ekonomik ve kurumsal sorunlara odaklanan bir kampanyanın ürünü olarak şekillendi.

62 yaşındaki Radev, Avrupa Birliği yaptırımlarını eleştiren, Kremlin ile yapıcı diyalog çağrısında bulunan pragmatik ve kısmen Rusya’ya yakın bir lider olarak değerlendiriliyor. Bulgaristan’ın Ukrayna’ya verdiği askerî desteğe karşı çıkmakla birlikte, Avrupalı liderlerle açık çatışma yerine uzlaşı arayışına yönelme ihtimali daha yüksek görülüyor. Seçim sürecinde ağırlıklı olarak iç politikalara odaklanan Radev, yolsuzlukla mücadele ve uzun süredir devam eden kırılgan koalisyonların yerine güçlü ve istikrarlı bir yönetim oluşturma vaadini öne çıkardı.

Sofya’nın ikilemi: Brüksel mi Moskova mı?

Rumen Radev’in ideolojik açıdan net bir çizgi ortaya koymaması, Bulgaristan’ın Avrupa yanlısı yöneliminin geleceğine dair bazı soru işaretleri doğurmaktadır. Bununla birlikte, ülkenin Avrupa Birliği ve NATO ile olan bağlarını kökten değiştirecek bir yön değişikliğinin kısa vadede olası görünmediği değerlendirilmektedir. Bulgaristan’da Avrupa-Atlantik kurumlarına üyelik konusunda geniş bir toplumsal ve siyasi mutabakat bulunmakta; bu üyeliğin ekonomik ve stratejik getirileri genel kabul görmektedir.

Öte yandan, Bulgar kamuoyunun ve siyasi elitin belirli bir kesiminin Rusya etkisine açık olması, yeni hükümetin karar alma süreçleri üzerinde baskı oluşturabilecek bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Bu durum, özellikle dış politika ve güvenlik alanlarında denge arayışını zorlaştırabilir.

Ukrayna belirsizliği…

Seçim sonuçları, Ukrayna açısından da önem taşımaktadır. Karadeniz güvenliği, hibrit tehditlerle mücadele ve savunma sanayi iş birliği gibi alanlarda Bulgaristan ile sürdürülebilir ve istikrarlı bir diyalog, Kiev için stratejik değer taşımaktadır.

Ukrayna ve diğer Avrupa ülkeleri, Sofya’nın Avrupa yanlısı çizgisini korumasını desteklemektedir. Zira Bulgaristan’ın tutumu hem Avrupa Birliği hem de NATO içindeki karar alma süreçlerinde belirleyici bir ağırlık taşımaktadır.

Sofya’nın yeni rotası: AB ile bağlılık, Rusya ile temas…

Rumen Radev, dış baskıların sertleşmesi hâlinde kendisini “ulusal çıkarları savunan lider” olarak konumlandırabilir; bu da Brüksel’in söylem üstünlüğünü zayıflatabilir. Ancak Ukrayna meselesinde maliyet artırıcı ve pragmatik bir yaklaşım benimsenirse, Radev’in manevra alanı daraltılabilir.

İç politikada ise Avrupa Birliği’nin yargı reformu ve yolsuzlukla mücadeleye verdiği destek kritik rol oynar. Bu destek, Radev’in söylemde savunduğu ancak uygulamakta zorlanabileceği alanlarda dengeleyici bir etki yaratabilir. Burada belirleyici olan, diplomatik baskıdan çok iç kurumsal direnç ve hukukun üstünlüğünün fiilen uygulanmasıdır.

Bölgesel aktörler de sürecin parçasıdır. Romanya ve Yunanistan, Karadeniz güvenliği ve enerji dengeleri nedeniyle Bulgaristan’ın NATO ve AB içindeki konumunu korumasını ister. Kuzey Makedonya açısından risk yeni bir krizden çok mevcut tıkanıklığın sürmesidir; bu durum AB genişleme sürecini kırılgan hâle getirir.

Bu nedenlerle Radev’in zaferi Sofya’da yeni bir Viktor Orbán modeline işaret etmez. Daha olası tablo; AB ile bağlarını koruyan, ancak Rusya ile ilişkileri dengelemeye çalışan, genişleme konusunda daha sert ve Ukrayna’ya daha........

© Dikgazete.com