menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD, Irak ve Suriye’den ordusunu çekiyor! Kontrol Türkiye'de!

48 20
23.01.2026

Orta Doğu, Cihanşümul Kadim Türk Devlet geleneğinin küresel hâkimiyet vizyonunda stratejik bir ağırlık merkezidir. Bölgedeki son gelişmeler, ABD’nin Irak ve Suriye sahasındaki askerî varlığını tasfiye etmeye başladığına işaret etmektedir.

​Söz konusu çekilme süreci, ABD’nin 'Homeland Defense' (Anavatan Savunması) merkezli yeni savunma doktriniyle doğrudan ilintilidir. Pentagon’un stratejik hamleleri, küresel askerî projeksiyonda temel bir eksen kaymasını temsil eder. Bu paradigma değişimi, ABD’nin müdahaleci dış güvenlik anlayışından feragat ederek, savunma refleksiyle kendi kıta sahanlığına ve hayati altyapı şebekelerine odaklandığını kanıtlamaktadır.

ABD, Suriye’de Kürt güçlerine verdiği askerî desteğin sona erdiğini işaret ederken, bu yapılara merkezi yönetimle entegrasyon çağrısında bulunması uluslararası kamuoyunda şaşkınlıkla karşılandı. ABD’li üst düzey bir diplomat, Şam yönetiminin sunduğu imkânların, iç savaş koşullarında Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) sahip olduğu yarı özerk yapıdan çok daha ileri bir perspektif sunduğunu ifade etti.

YPG/SDG yapılanmasının sahadaki etkinliğini büyük ölçüde kaybetmesi ve Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara’nın ülkenin kuzeydoğusunda kontrolü yeniden tesis etmeye yönelik hamlelerinin ardından Washington, Amerikan birliklerinin Suriye’den tamamen çekilmesini ciddi biçimde değerlendirmeye aldı. Temmuz ayında Pentagon tarafından yapılan açıklamaya göre, ABD’nin Suriye’de yaklaşık 1.500 askeri bulunuyor.

ABD’li yetkililer, el-Şara yönetiminin kuzeydoğu Suriye’de Amerikan destekli Kürt liderliğindeki milislerden kontrolü geri alma girişimlerinin, bu karar sürecini hızlandırdığını belirtiyor. Bu adım hayata geçirilirse, eski Başkan Barack Obama’nın 2014 yılında iç savaşa müdahaleyle başlattığı ve yaklaşık on yıldır süren Amerika’nın Suriye operasyonu sona erecek.

Söz konusu gelişmeler, Şaraa hükümetinin hafta sonu düzenlediği ve SDG’nin neredeyse tamamen dağılmasına yol açan hızlı askerî operasyonla eş zamanlı gerçekleşti. Operasyonun ardından Şam yönetimi, bölgede faaliyet gösteren silahlı gruplara dağılma ve merkezi otoriteye bağlanma çağrısında bulundu.

ABD’nin Suriye’deki Kürt milislere verdiği askerî desteği sonlandırması ve bölgedeki üslerini tahliye etmeye hazırlanması, Washington-Ankara ilişkileri açısından tarihi bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Uzun yıllardır Türkiye ile ABD arasındaki en ciddi diplomatik kriz ve güvenlik sorunu, ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde YPG/SDG unsurlarına verdiği destekti.

Bu desteğin kesilmesi ve Amerikan askerî varlığının sona erdirilmesinin gündeme gelmesi, ABD’nin bölgesel önceliklerini yeniden tanımladığını ve Türkiye ile stratejik müttefikliğe yeniden ağırlık verdiğini ortaya koyuyor. Sahadaki dengelerin değişmesi ve Ahmed el-Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetiminin güç kazanması, Türkiye’nin uzun süredir dile getirdiği güvenlik tezlerinin doğruluğunu teyit eder nitelikte.

Washington’un bölgedeki silahlı yapılara “merkezi yönetimle entegre olun” çağrısı yapması, bu grupların artık ABD açısından stratejik bir ortak olarak görülmediğinin açık göstergesi. Bu gelişme, iki müttefik arasındaki en büyük engelin ortadan kalkmasıyla birlikte, Türkiye-ABD ilişkilerinin daha sağlam ve gerçekçi bir stratejik zeminde yeniden inşa edilmesinin önünü açacaktır.

SDG/YPG güçlerinin, Suriye Arap aşiretlerinin yıldırım hızıyla başlattığı askerî operasyonlar karşısında önce Halep’te, ardından diğer yerleşim bölgelerinde tutunamaması, ABD’li yetkilileri bir kez daha SDG seçeneğine verdikleri desteği gözden geçirmeye yöneltti. Sahadaki dengeler hızla değişirken, bu yapıların askerî ve siyasî açıdan sürdürülebilir olmadığı net biçimde ortaya çıktı.

İlk aşamada Washington, SDG’ye verdiği desteği sonlandırdığını açıkladı. Bunu takiben, ABD’nin Suriye’deki askerî üslerinden........

© Dikgazete.com