We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Krize sokan politika ile krizden çıkış beklentisi

16 4 0
12.06.2019

Albert Einstein gözlemleriyle, “aynı deney yapılarak farklı sonuçlar beklemek akılsızlıktır” tanısını koyar. Biz 1980’den beri 24 Ocak Kararları temelli ekonomik politikalar izleyerek krizlere giriyor, aynı politikalarla krizden çıkmayı deniyor, kısa zaman aralıklarıyla yeniden krize giriyor, dünya sıralamasında her alanda geriliyoruz.
24 Ocak 1980 Kararları, neoliberal akımlar ekseninde serbest piyasa temeline dayanan; ekonomide devletin, üretici ve düzenleyici olarak ağırlığının azaltılması, özelleştirme ile kamunun mal varlığının yok edilmesi, özel sektörün, yabancı sermayenin teşvik edilmesini, sermaye hareketlerinin serbestleştirilmesi, kambiyo kontrollerinin kaldırılması, vergileme yerine borçlanma önerilerinde bulunur. Faiz oynaklığı ve dalgalı kur rejimi ile de iç ve dış dengelerin sağlanacağını öngörür.
1980 sonrası ülkede ne ekonomik ne finansal istikrar sağlanabildi. Dış ödemeler açığı, bütçe açığı süreğenleşti, dış borçlar 13-15 milyar USD’den 450 milyar USD’ye yükseldi, iç borçlar 1 trilyon TL’yi aştı, enflasyon kontrol altına alınamadı, üretken yatırımlar GSMH’nin yüzde 30.0 düzeyinden, ayrılan amortisman kadar dahi yapılamayacak tutara değin geriledi, “işsizlik oranı resmen yüzde 14.0’ü aştı”, ekonomi 2018 ortalarından itibaren daralma sürecine girdi, temel dengesizlikler derinleşti.
Türkiye kısa aralıklı ekonomik krizlerden de kurtulamadı. 24 Ocak Kararları, askeri yönetim tarafından ücretler baskılanarak, toplumsal gelişme hareketleri kısıtlanarak desteklenmesine........

© Cumhuriyet