‘Barış koordinatörü’ mü dediniz?
Sayın Devlet Bahçeli gündem yaratmaya çok meraklıdır. 2002 yılında Türkiye’yi, sonuçları Cumhuriyet adına çok ağır olacak bir erken seçime sürüklemişti ve Ecevit hükümeti tuzağa düşüp göçük altında kalmıştı. Bu alışkanlığı sürekli olarak tekrarlarıyla görebildik. 2015 yılındaki seçimlerden sonra da 180 derece dönüş ile bir günde Erdoğan’ın en ödünsüz destekçisine dönüvermişti. Artık gazetecilerin heyecanla beklediği grup konuşmalarında her an bir bomba patlatabiliyor! Meşhur barış süreci de zaten onun Ekim 2024’te beklenmedik bir kürsü konuşması ve DEM Parti sıralarında tokalaşmayla attığı şok turla başlamadı mı?
“Sürecin” nelere mal olabileceğini bu sütunda defalarca ele aldık. Masanın diğer tarafının taleplerinin ülkenin yerleşik sigortalarını attırabileceğini, yıllardır gerek ikinci cumhuriyetçilerin, gerek bölücülerin, gerek tarikatçıların Cumhuriyetin temel değerlerini yok etme arzularını alevlendirebileceğini anlattım. Şimdi de evvelsi gün, Bahçeli yine beklenmedik bir anda devreye girerek DEM Parti’nin uzun süredir ağzından düşürmediği “Öcalan’ın statüsü ne olacak” sorusuna somut bir yanıt döşeyiverdi: Bahçeli’den öğrendik ki PKK elebaşı için uygun gördüğü sıfat: “Barış süreci ve siyasallaştırma koordinatörlüğü” imiş!
“Güneydoğu’da barış olsun mu?” diye halkımıza soralım, ezici bir çoğunluk tabii ki “Kavga bitsin, barış gelsin” der. Ama yıllarca PKK’yi yönetmiş ve binlerce yurttaşımızın kanından sorumlu olan kişi, devletin başkentinin ortasında alışılmadık büyük bir sıfatla “barış süreci ve siyasallaştırma koordinatörü” olarak volta atsın mı, bakanları ve liderleri o sıfatla toplantılara çağırsın mı, diye sorarsanız herhalde sözde ulaşmaya gayret ettiğiniz o “barışı” daha ilk günden dinamitlemiş olursunuz! İnsanın gerçekten aklına “Acaba halkı galeyana mı getirmeye çalışıyorlar” sorusu bile geliyor!
MERKEZ SAĞDAN AĞIR TEPKİLER
Bu konuda beklediğim gibi en sert........
