menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

"Gelecekle Geçmiş Arasında Bir Beden Yaratmak"

36 0
23.08.2026

Örneğin pek çok defa pek çok farklı alanda gördüğünüz bir kişiyi yalnızca bir mimiği ile hatırladığınız zamanlar olabiliyor. Başka bir kişiyi ise çok çok eski bir zamandaki hali ile, bazen son derece sıradan bir günde uzaktan gördüğünüz kıyafetindeki bir detay ile, bazense sadece gözlerinizin içine baktığı bir anın sonsuzluğu ile hatırlayabiliyorsunuz. Bazen size hissettirdiği bir duygu, bazen rastgele bir yerde gördüğünüz bir fotoğrafı, bazense sizi etkilemiş olan bir cümlesi ile hatırlamak bir insanı.. ve bu kaydın her insanda farklı olması.. ve de bu farklı kayıtların hepsinin birleşiminin siz olması.. İnsanların hafızasında ne şekilde ve de ne kadar süreliğine kalacağımızı asla bilemeyecek olarak hep iyi ve güzel hatırlanmak ümidiyle yaşamak bu hayatı.. Ne masum ve bir yandan da ne mucizevi bir şey aslında değil mi? 

"Yakın Zamanın Kaybı" yapıtının provasında, yapıtın yaratıcısı olan koreograf Melih Kıraç ile yaptığımız sohbet sırasında düşündüm bunları. Şiva o sırada Sabancı Müzesi'nin girişindeki merdivenlerde bedenini şekilden şekle sokuyor, havada ters bir biçimde asılı kalmış gibi insanüstü bir güçle dimdik vaziyette duruyordu. Kıraç'a, Şiva'nın performansına bakarak o an yapıtın hangi bölümünde olduğumuzu sormuştum. Bunun üzerine Melih Kıraç bana şöyle bir yanıt vermişti:

"Burası benim 'Cilt' dediğim bir bölüm. Mumyalama pratiklerinden ilham aldığım bir şey. Başka birini kaybetme duygusu ile ilgili. Onu kaybetmene rağmen aslında bir mücevher gibi saklamak ve korumakla alakalı. Ölüme karşı bir rezistans ile aslında kendini durdurmaya çalıştığı bir bölüm denilebilir.. 'Beden heykelleşebilir mi? Onu zamanda dondurabilir miyiz?' bunlar benim bu işi üretirken çapa olarak koyduğum şeylerdi. Seyirci bir yerinden tutuyor ama sonuçta 'Seyirci benim çalışma biçimimi okumak zorunda değil.' "

Provaya ara verdikten sonra Şiva gelmişti yanımıza. Ona da performansına dair bir şeyler söylemek isteyip istemediğini sormuş ardından da şu cümleleri duymuştum:

"Altında katmansal olarak bir sürü fikir ve Melih'in paylaştığı ve yarattığı bir bulut var. Onun içinde hareket ediyorum sanırım. O yüzden değişkenlik gösteriyor. Böyle spesifik anlatısı veya lineer bir hikayesi yok.."

"Bildiğiniz bir şeyi tekrar etmenin konforlu güveni ile sürprizsizliğinin sizi normalleştirdiği bir gün içerisinde, hiç tahmin etmediğiniz bir kişiden 'sınırların aşılması, gerçekliğin kırılması ve de sihrin uyanışı' içerikli beklenmedik bir cümle duymak. Bu cümlenin sizi o sırada büyük bir kalabalıkla beraber sahnede izlemekte olduğunuz oyundan dışarı çıkarması ve de ilginizin o duyduğunuz cümleye doğru hızlıca çekilmesi. Sahnedeki bir oyunu izlemek için gitmiş olduğunuz yerden, sahnede olmayan bir yabancının cümleleri ile eve dönüşünüz. Görünürde sahnede oynanan bir oyunu izliyor oluşunuz ancak gerçekte o oyunun dışında yalnızca size oynanıyormuş gibi olan bir oyunun getirdiği çok boyutluluğun içinde kendini bulma hali."

"Yakın Zamanın Kaybı" yapıtına dair müzenin kafesinde oturduğumuz sırada dinlediklerimin ardından ilk hissettiklerim böyle şeylerdi. Gözümde canlanan sahne ise gerçek olan bir anın içindeki daha gerçek bir ana ulaşmak ile ilgiliydi.

Bu nedenle provada, Şiva'nın performansını........

© CNN Türk