Ivo Jima ve Maduro
-I-
1 Ocak 1956 Küba Devrimi başladı. Simon Bolivar’ın ikinci gelişi.
30 Ocak 1968, Vietnam yeni yılının başlangıcı, TET baskını ve büyük taarruz, Vietnam savaşında rüzgârın ABD aleyhine dönmesi ve sonun başlangıcı. Sarı benizlilerin ikinci gelişi.
1 Ocak 1994 Nafta Baskını ve Zapatistaların Chiapas eyaletinden başlattıkları büyük hareket. Emiliano Zapata’nın ikinci gelişi.
1 Ocak 1996, Uruguay’da MRTA savaşçılarının haftalarca süren Japon büyükelçiliği baskını ve Latin Amerika’nın kolonicelere karşı büyük savaş vermiş olan efsane şefi Tupac Amaru’nun ikinci gelişi.
Ölülerini gömmesine izin verilmemiş ölülerin, ABD’nin happy new year and merry christmas’larını, happy new fear and merry chrises’lara dönüştürmesi.
İsa Mesih çam ağaçlarına henüz inmişken, Maduro, delta force tarafından derdest edilerek Ivo Jima gemisiyle ABD’ye kaçırıldı. Cortez’in gemilerinin Latin Amerika’ya ikinci gelişi.
Dolayısıyla, burada konu ne Maduro ne petrol (zaten Metin Yeğin, bu konuda imtiyazların tamamen ABD’li şirketlerde olduğunu söyledi) ne de Türkiye’nin birkaç katı büyüklüğündeki kara parçaları. Burada söz konusu olan şey ne yaptığın, ne istediğin değil, nasıl yaptığın modus operandi. Yani teolojik bir iktidar alanından başka herşeyin belirsiz olduğu, insanı yurttaş yapan bütün yasaların ilga edildiği, insan ile kölenin arasında duran bütün hakların askıya alındığı, yaklaşık 300 yılda inşa edilmiş olan temsiliyet rejimleri ve onların hegemonluk haklarının iptal edilmesi.
Gramsci’nin dediği gibi, ölmesi gereken ölemiyor ve doğması gereken doğamıyor, canavarların ve Maduro gibi ucubelerin alacakaranlığı devam ediyor.
-II-
Amerika’nın savaş gemileri anlat anlat bitmez. Uçak gemisi olanlar, çıkartma gemisi olanlar, amfibik olanlar… Amerikan emperyalizmi aslında Amerikan deniz kuvvetleri ve onların devasa gemileri sayesinde de mümkün olmuştur. Bu yüzden, ABD için, savaş gemileri yalnızca savaş gemisi, denizciler de yalnızca denizci değildir. Mesela Türkiye sosyalist hareketinin atomize edilmesi 6. Filo askerlerinin Dolmabahçe’de denize dökülmesinin ardından başlar.
Bu bakımdan ‘bir Amerikan gemisi bir diplomattır’ denilir ve bu diplomasinin bir ismi ve tarihi var: gunboat diplomacy. ABD ve İngiltere gibi süper güçlerin yeterince süper olmadıkları zamanlarda da donanmalarını yabancı limanlara göndererek sürdürdükleri........
