ABD karşıtlığı neden gerekli?
ABD ve İsrail tüm gücüyle İran’a saldırmaya devam ediyor. Ne kadar daha direnebileceğinden bağımsız olarak söylenmeli ki İran, beklenenin ötesinde bir kuvvetle karşılık verdi. Sadece askeri olarak değil, politik olarak da kolay lokma olmadığını gösterdi. İran halkı, ABD-İsrail yayılmacılığına karşı ülkesini korumaya kararlı.
Bu durumun ABD’yi, özellikle de Trump’ı zora soktuğu açık. İran’a saldırı uzadıkça hem ABD içinde hem de dünya genelinde eleştiriler artıyor.
ABD’nin özellikle Biden dönemi ile hız alan saldırgan politikası, Trump’ın göreve gelmesiyle dünyayı tedirgin edecek boyuta ulaştı. Neredeyse tüm dünya ABD’ye karşı alarm durumunda.
Türkiye’yi yönetenler böyle bir endişe taşımadıkları gibi, bugüne kadar ABD yönetiminden rahatsız olduklarına dair esaslı bir cümle kurmadılar. İran ve Gazze’ye dair genel geçer bir iki cümle dışında; geride kalan hem ABD hem de “dostum Trump” ile son derece uyumlu bir ilişkinin devam ettiği yönünde. Saray rejimi, ABD ile kendisi için son derece stratejik hale gelmiş bağımlı bir ilişki içinde. Onun desteği olmazsa ayakta durmakta bile zorlanacağı açık. ABD desteğinin ne kadar yeteceği ayrı bir konu.
RESMİN TAMAMI KORKUTUYOR
ABD’nin son üç beş yılda gerçekleştirdiği tüm operasyonlarına Türkiye’den de mutlaka makul bir gerekçe bulanlar oldu. Ukrayna savaşına dahil olması ve NATO’nun genişleme hamlelerinin arkasında Rusya tehdidi mazeret oldu. Suriye’de Esad, Venezuela’da Maduro, Gazze’de Hamas; ABD’nin kanlı müdahalelerinin gerekçesi kabul edildi.
İran’a........
