We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

“Paradigmanın iflası”na doğru

159 90 187
07.10.2018

Çocukken anne babalarının “Ekmekle ye” uyarısını duyanlar bilir ekmeğin yoksul sofraları için önemini. Eve ne zaman ne kadar gireceği bilinmeyen etin, tavuğun, balığın herkese yetmemesi, çocukların karnının doymaması endişesidir anne babaya bunu söyleten asıl olarak. Ekmeğe katık edilerek yenmelidir ki yemek, sofradan tok kalkılabilsin.

Yoksullar “ekmek parası” için çalışır, hayat mücadelesine “ekmek kavgası” adını verirler, çocuğun büyümesi “eli ekmek tutmak” diye adlandırılır, “eve ekmek götürmek” diye bahsedilir çalışmaktan. Velhasıl ekmek, işçilerin, emekçilerin, yoksulların hakikatidir. Hem maddi hem sembolik bir hakikattir bu.

İşte iktidar bunun farkındalığıyla, doğalgazdan elektriğe, benzinden kâğıda, yani iğneden ipliğe kadar zam gelmesini mecburen sessiz bir şekilde izlerken, ekmek söz konusu olduğunda anında devreye giriyor, müdahale ediyor, ekmek zamlarını durdurmaya çalışıyor. Kiraya, yakıta, ete, süte gelen zammın bir tür tevekkülle karşılanacağını ama ekmeğin “yoksulun kırmızıçizgisi” olduğunu, onun fiyatındaki yükselişin “paradigmanın iflası”na yol açabileceğini, o iflası hızlandırabileceğini biliyor, o yüzden ekmeğe, ekmeğin fiyatına dokundurtmamaya çalışıyor.

Ne demek istiyoruz paradigmayla ve paradigmanın iflasıyla, anlatalım. İktidar partisi kendisini en başından beri “milletin öz, hakiki temsilcisi” olarak sunuyor. Karşı tarafta ise elitler, vesayetçiler, kalantorlar var. İktidar “millet” adına konuşuyor, “millet” adına çalışıyor, “milletin değerlerine yabancı olanlar”la, elitlerle, kalantorlarla kavga ediyor. “Kasımpaşalı” imajı en çok buna hizmet ediyor, halkın içinden gelen,........

© Birgün