menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kıbrıs’ta 100 günde ne değişti?

21 1
07.02.2026

Bir süredir Kuzey Kıbrıs’tayım. Akdeniz’deki yakın komşumuz, bitmeyen sorunlarıyla bizim ülkemize çok benziyor. O yüzden Ada’nın kuzeyini “Küçük Türkiye” diye tanımlamak bana gerçekçi geliyor. Ancak Kıbrıslı Türklerin bu benzerlikten hoşnut olmadıklarını biliyorum. Çünkü onlar bugünkü Türkiye’ye benzemenin ne anlama geldiğinin ayırdındalar. Nitekim Tayyip Erdoğan, muştu verir gibi “Bizde ne varsa sizde de o olacak!” dediğinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) halkı çok tedirgin olmuştu...

Yıllardır aynı şeyler konuşuluyor Kıbrıs’ta. Cumhuriyet Meclisi’nde ve televizyon kanallarında hep alışık olduğumuz hararetli tartışmaları izliyoruz. Muhalefet sözcüleriyle Başbakan Ünal Üstel sık sık karşı karşıya geliyor. Bu zatın Türkiye tarafından atanmış biri olduğunu vurgulamak için soyadını “Üst-el” diye yazıyor kimi gazeteciler!

Peki, 19 Ekim 2025 tarihindeki son seçimden bu yana KKTC’de değişti?

Sanırım Cumhurbaşkanlığı makamının el değiştirmesi dışında fazla bir değişiklik olmamış.

Ersin Tatar’ın yerine sosyal demokrat Tufan Erhürman’ın gelmiş olması ülkede elbette genel bir memnunluk yaratmış. Ama iktidardaki üçlü koalisyon hükümeti hâlâ sağcı partilerden oluşuyor. KKTC’de parlamenter sistem var. Cumhurbaşkanının yetkileri sınırlı. Toplum önderi olarak daha çok dış ilişkilerde etkin olabiliyor Cumhurbaşkanı. BM örgütü de resmen tanımadığı KKTC’de tek meşru muhatap olarak seçilmiş Cumhurbaşkanını görüyor.

Kuzey Kıbrıs’ta yeni Cumhurbaşkanı ile hükümet arasında derin siyasal görüş ayrılığı var. Erhürman’ın partisi CTP (Cumhuriyetçi Türk Partisi), ilk seçimde iktidar olacağına inanıyor ve bu yüzden nisan ayında erken seçim yapılmasını istiyor. Ama iktidar buna yanaşmıyor...

Erhürman’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi, kronikleşmiş........

© Birgün