İki kutup nasıl birleşir?
Şilili sinemacı Rafael Guendelman Hales Yahudi büyükannesi vefat edince depoda istiflenmiş Süper 8 filmlere, diyapozitiflere ve muhtelif belgelere ulaşıyor. Ne var ki ailenin Yahudi tarafının mazisini daha derinden tanıma şansını yakalamışken Filistin damarını kurcalamayı da ihmal etmiyor. Evde hakkında pek konuşulmayan ve aslında sinsi bir gerginlik gibi yaşanan birçok mesele yavaş yavaş ortalığa dökülmeye başlıyor. Baba tarafına ait birçok belge ailenin mazisini teferruatıyla aydınlatabilecek içeriğe sahipken 1948’den beri sürgünde olan anne tarafının tarihî kimliği sözel tarihe dayandırılan, adeta masalımsı bir hafıza sayesinde muhafaza ediliyor.
Şili’nin diktatörlük döneminin ağırlığını da ruhlarında taşıyan ebeveyn, sinemacı oğullarının belgesel projesi aracılığıyla yalnız kendi mazileriyle değil, ecdatlarının dünyalarıyla da daha derin bağlar kuruyor.
Baba tarafı 70’lerde bir ara Şili’den İsrail’e taşınıp orada yeni bir hayat kurmaya girişecek kadar optimist bir geçmişe sahip. Anne tarafından Yusuf ise İsrail adını telaffuz etmeyi reddedecek kadar yaralı: “İsrail Filistin’i tanımadığı sürece öyle!”.
Dünya prömiyerini gerçekleştirdiği FID Marseille festivalinde Özel Mansiyon’a layık görülen, yakında Split Film Festivaline gösterilecek Az Zeeb adlı belgesel ruhani medcezire yol açabilecek farklı kökenlere dair estetik bir seyahat.
2026 Şili, Katar ortak yapımı 85 dakikalık filmin yalnız arşiv malzemesini kullanma biçimi değil, genç sinemacının tercih ettiği genele yayılan neredeyse onirik yaklaşım da hafızamızın işleyiş biçimiyle paralellikler taşıyor. Belgeselin hem yönetmen, hem senaryo yazarı hanelerinde adını gördüğümüz Rafael sinematografi ve montaja da katkıda bulunmuş ve ziyadesiyle şahsi bir eser ortaya çıkarmış.
Oğullarının üzerinde baskı oluşturacak şekilde din veya köken hususunu empoze etmiş bir ebeveyn modeliyle karşı karşıya olmadığımız muhakkak. Hatta Pinochet rejimi tarafından epeyce hırpalanmış annenin militan mazisi hayata dair esas duruşunu derinden anlamamıza vesile oluyor.
Lakin Filistin kökeniyle bağlantılı olarak daha önce kocasına bile söyleyemediği birçok şey var. Mesela evlendiklerinde Yahudi büyükanne ve büyükbaba dahil erkek tarafının büyük kısmı düğüne katılmıyor. Belgesel çekimi sırasında ilk defa söze dökülen hatıraya göre kendini üstün gören önyargılı ve ırkçı Yahudi büyükanne “Gelinin bir dişi eksik, başörtülü annesiyle karşılaşmak istemiyorum” demiş. Oysa gelinin, Filistin’in çevresi dışında gezegendeki en büyük Filistin diasporasına sahip Şili’de doğmuş olan annesiyle babasının fotoğrafında, memleketin saygın olduğu kadar sıradan küçük burjuva imajını taşıdıklarını görüyoruz.
Rafael’in militan annesinin babayla izdivaç kurmaya karar vermesinin de aslında belirli bir sebebi yok. Pinochet işkencesine maruz kalıp iki ay sonra........
