menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mevzuat kağıt üstünde, ihlal ekranlarda: Getir yasak dinlemiyor

20 0
03.03.2026

Ulaştırma Bakanlığı kurye faaliyetlerinde "süre taahhüdünü" açıkça yasaklamasına1 rağmen Getir, Seda Sayan’ı oynattığı yeni reklamıyla bırakın 30 dakikayı “10 dakika teslimat” vaadinde bulunuyor.

Bu sadece bir reklam olarak görülemez; kuryelerin can güvenliğini hiçe sayan, bakanlık genelgesine meydan okuyan bir platform pervasızlığı ile karşı karşıyayız.

Kuryenin "yasal" yükü, şirketin "yasadışı" konforu

Kuryelik mesleği bugünlerde adeta iki farklı gerçeklik arasında sıkışmış durumda. Bir yanda, her geçen gün yeni bir mali ve idari yükümlülüğü tek başına omuzlayan kuryeler var.2 Kuryeler bugün; taşıma çantalarını ruhsatlarına işletmekten, motosikletlerine zorunlu UTTS (Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi) taktırmaya kadar her türlü bürokratik süreci kendi imkanlarıyla yönetiyor.

Üstelik bu sadece bir başlangıç; P1 Yetki Belgesi’ni ciddi meblağlar ödeyerek satın alıyor, TS EN 13594 standardına uygun koruyucu eldiven genelgesine uyum sağlamak için ekipmanlarını yeniliyor ve önümüzdeki Mayıs ayında zorunlu hale gelecek olan Moto Kurye SRC – Kurye Faaliyet Belgesi’ni alabilmek için kurs yollarına düşüyorlar. En önemlisi de tüm bu yasal zorunlulukların maddi yükü, şirketler tarafından değil, bizzat kuryelerin kendi cebinden karşılanıyor.

Ancak madalyonun diğer yüzünde, milyar dolarlık platformların sınırsız konfor alanı duruyor. Kurye; güvenliği ve yasal statüsü için cebinden harcama yapıp devletin en küçük mikro denetimine dahi uyum sağlarken; devasa platformlar, bizzat bakanlık düzeyinde konulan en hayati yasakları delmekten çekinmiyor.

Ortada kuryenin canını korumaya yönelik, Resmî Gazete ile tescillenmiş açık bir süre taahhüdü yasağı varken, platformların bu "kural tanımazlık" imtiyazı sadece ticari bir tercih değil, açık bir sınıfsal adaletsizliğin ilanıdır. Kurye hukuka uymak için bedel öderken, platformların yasakları bir pazarlama malzemesi haline getirmesi, sahadaki can pazarı ile plazalarda yönetim ofislerindeki kâr hırsı arasındaki o derin ve sınıfsal uçurumu özetliyor.

"10 dakikada teslimat" vaadi ekranlarda

Platformların "biz sadece teknoloji aracısıyız" diyerek sorumluluktan kaçtığı süreçte, 31 Mayıs 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliği değişikliği........

© Bianet