Çocuk demansında yeni tedavilerin önü açılıyor
Nature Communications’da yayımlanan ve ‘İnsan iPSC’lerinden (Uyarılabilir pluripotent kök hücreler) türetilen kortikal ağlar kullanılarak çocukluk çağı demansında sinaptik disfonksiyonun modellenmesi’ başlıklı yeni bir çalışmada, Adelaide’deki Flinders Üniversitesi araştırmacıları, yaygın bir çocukluk çağı demansı türü olan Sanfilippo sendromundan etkilenen çocukların beyin dokusunda hiperaktif ve düzensiz sinaptik devrelerin nasıl ortaya çıktığını ortaya koydu.
SİNAPTİK DİSFONKSİYONLA AÇIKLANIYOR
Avustralya’da tahminen 1400 çocuk şu anda çocukluk çağı demansı ile yaşıyor ve dünya çapında yüz binlerce vaka bulunuyor. Sanfilippo sendromu, ölümcül beyin hasarına neden olan nadir bir genetik hastalıktır. Çocuklar genellikle erken gelişimsel kilometre taşlarına ulaştıktan sonra hızla bilişsel becerilerini, konuşma yeteneklerini ve hareket kabiliyetlerini kaybederler. Erken belirtiler genellikle hiperaktivite ve uyku bozukluğunu içerir.
Sinaptik iletişimdeki değişiklikler, nörodejeneratif hastalık ilerlemesinde ve bilişsel gerilemede önemli roller oynar. Bununla birlikte, uyarım ve inhibisyon sinaptik dengesizliklerinin pediatrik nörodejeneratif bozukluklara nasıl katkıda bulunduğunu inceleyen çok az çalışma bulunmaktadır.
Ateşlenen Nöronlar - Koyu arka plan üzerinde nöron hücre ağının üç boyutlu olarak oluşturulmuş görüntüsü. Kavramsal tıbbi illüstrasyon. Sinaps. Parlayan nöron sinyalleri. [koto_feja / E+/ Getty Images]BEYİNDE KRONİK AŞIRI AKTİVİTE
Flinders Üniversitesi Güney Avustralya Sağlık ve Tıp Araştırma Enstitüsü İnsan Nörofizyolojisi ve Genetiği Laboratuvarı Başkanı ve Profesörü Dr. Cedric Bardy, çalışma bulgularını ‘önemli bir ilerleme’ olarak nitelendirdi. Beyindeki kronik aşırı aktivite, Sanfilippo sendromlu çocuklarda bilişsel bozulmaya katkıda bulunan temel bir mekanizma gibi görünüyor.
Araştırma ekibi, insan kök hücrelerinden türetilmiş kortikal nöronlar ve elektrofizyoloji kullanarak, etkilenen çocukların nöronlarındaki uyarıcı sinapsların erken beyin gelişimi sırasında anormal derecede aktif hale geldiğini gösterdi.
Bu nöronlar başlangıçta normal şekilde gelişip işlev görürken, zamanla giderek daha fazla aşırı aktif hale geliyorlar. Çalışmada beyin hücresi ağları, olgunlaştıkça yoğun, yüksek oranda senkronize elektriksel aktivite patlamaları gösterdi ve bu durum, sendromlu çocuklarda görülen hiperaktivite ve nörolojik semptomları açıklar.
Bardy, “Bu hiperaktivitenin, erken davranışsal değişiklikler için net bir biyolojik açıklama sunduğunu” vurguladı..
STRESE KARŞI SAVUNMASIZ
Sonuçlar ayrıca bu nöronların strese karşı savunmasız olduğunu da gösterdi. Hafif besin yoksunluğuna maruz kaldıklarında, uyarıcı sinaptik anormallikler arttı; bu da yaygın hastalıkların veya fizyolojik stres faktörlerinin nörolojik gerilemeyi hızlandırabileceğini düşündürmektedir.
Bardy, “Araştırmalarının, bozulmuş sinaptik iletişimin sadece dejenerasyonun bir yan ürünü olmadığını gösterdiğini ve hastalığın erken bir tetikleyicisi olduğuna” dikkat çekti.
Çocukluk Çağı Demansı Girişimi CEO’su ve kurucusu Megan Maack, çalışmanın ortak yazarlarından biri ve projenin başlangıcından beri projeye rehberlik ediyor.
Maack, “Bu araştırmanın sadece Sanfilippo sendromu için değil, çocukluk çağı demansı alanı için de önemli olduğunu ve hastalığı yönlendiren kesin hücresel mekanizmaları belirleyerek, kişiselleştirilmiş tıp yaklaşımına doğru ilerlediklerini” belirtti.
Araştırmacılar şu anda, diğer rahatsızlıklarda kullanım için halihazırda piyasada bulunan ilaçların çocukluk çağı demansı için yeniden kullanılıp kullanılamayacağını değerlendiriyorlar. Bardy, araştırma ekibinin laboratuvarda bu sinaptik dengesizliklerin belirli ilaçlarla düzeltilebileceğini zaten gösterdiğini ve bunun da bunların gerçek bir tedavi hedefi olabileceğini belirtiyor.
Orijinal makale erişim sayfası: https://www.nature.com/articles/s41467-026-71112-9
