menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TAŞ VE ÇEKİÇ

8 0
latest

İlkokul yıllarında okumaya başlamıştım, Orhan Veli’nin şiirlerini. “Ağaca bir taş attım; Düşmedi taşım, Düşmedi taşım. Taşımı ağaç yedi; Taşımı isterim, Taşımı isterim!” Şiir bu kadardı. Üstelik bu şiiri Orhan Veli, tek başına da yazmamış. Oktay Rıfat ile yazmış. Bir bahçedeki ağaca baktım, bir yoldaki taşa. Gerçekten de “garip”ti.

Okudukça taşlar yerine oturdu. Ne o ağaç bahçedeki ağaçmış, ne de o taş yoldaki taş. Öğrendikçe taşlar yerine oturdu. Necip Fazıl, 1936’da Ağaç isminde bir şiir dergisi çıkarmış. Orhan Veli, dergide yayımlanması için “Taş” isminde bir şiirini Necip Fazıl’a göndermiş. Necip Fazıl şiiri yayımlayacağını söylemiş, parasını da yayımlanınca ödeyecekmiş. 17 sayı çıkan Ağaç yayın hayatına son vermiş. Necip Fazıl ne şiiri geri vermiş ne de parayı ödemiş. Bu “Taş” isimli şiiri hiçbir yerde bulamadım. Orhan Veli ve Oktay Rıfat’ın beraber yazdığı bu 6 satırlık yeni şiir; 1937 Ağustos’unda, Ağaç’ın son sayısından bir yıl sonra Varlık’ta yayımlanmış. Kısaca, Garipçiler taşı gediğine koymuş.

2008 Olimpiyatlarında 48 kg kadınlar halterde Çinli halterci 212 kg toplam kaldırıp altın aldı. İkinciliği de sporcumuz Sibel Özkan 199 kg ile kazandı. Ancak, bu iki sporcu doping nedeniyle madalyalarını iade etmek zorunda kalınca 196 kg kaldıran Taipeili ile Koreli ve 195 kaldıran Taylandlı madalyaları kazandı.

Aynı yıl Elvan Abeylegesse ile hem 5 bin metre hem 10 bin metre kadınlar yarışında atletizmde gümüş madalya kazandık. Ne yazık ki, doping nedeniyle gümüşün biri ABD’liye diğeri Etiyopyalıya gitti.

2012’de Londra’da muhteşem bir gece yaşamıştık. Bin 500 metre kadınlarda Aslı Çakır Alptekin altın, Gamze Bulut gümüş kazandı. Üçüncülüğü Bahreyn’den Jamal alırken dördüncü Rus Tamashova, beşinci Etiyopyalı Aregawi, altıncı da ABD’li Rowbery oldu. Türk ve Rus atletlerde doping saptanınca; Bahreynliye altın, Etiyopyalıya gümüş ve ABD’liye bronz verdiler.

Doping nedeniyle el değiştiren madalyalar hep aleyhimize olmadı. 2004’te Taner Sağır’ın altın kazandığı 77 kg erkekler finalinde üçüncü olan Rus Olag Peretechenov’da doping maddesi saptanınca yarışmayı dördüncü bitiren Reyhan Arabacıoğlu bronz madalya kazandı.

2000 Olimpiyatlarında 76 kg serbest güreş mücadelesinde Adem Bereket, Koreli rakibine bronz madalya karşılaşmasında kaybetti. Finalde ABD’li Slay’i yenen Alman Leipold’un doping testi pozitif çıkınca; altın ABD’liye, gümüş Koreliye, bronz da Adem Bereket’e verildi.

Tam 163 madalya iade edilmiş. Ancak bu 163 madalyanın sadece 161’i yeni sahiplerine verilmiş. 2 madalya yeni sahiplerine verilmedi. “Madalya kaybolmuş” iddiaları var. Madalyanın demir halini isteyen yok, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin kayıtlarında da bu 2 madalyanın sahiplerine verilmediği anlaşılıyor. Madalyayı hakkeden Türk ve Belaruslu olunca, IOC vermemek için bahanesini de bulmuş.

IOC’NİN EL KOYDUĞU MADALYAYI İSTEYELİM

2004’te Atina’da çekiç atma mücadelesinde Macar Adrian Annus altın, Japon Morufushi gümüş ve Belaruslu Tsikhan bronz madalya kazandı. Ancak, Annus ve Tsikhan’da yasaklı maddeye rastlanınca madalyaları geri alındı. Dördüncü olan Eşref Apak’ın gümüşü ve beşinci olan Belaruslu Vadim Devyatowskiy’in bronz madalyayı alması gerekirdi. IOC Eşref Apak’ı ikinci, Vadim’i üçüncü ilan etti. “Ama” dedi, “bu sporculara madalyalarını vermeyeceğim”. Nedeni, Eşref’in sonraki yıllarda doping nedeniyle 2013-2015 arası ceza alması ve Vadim’in de 2008’de doping iddiasıyla IOC mahkemesine çıkması olarak açıklandı. Sen ikinci ve üçüncü ilan et, ama madalyaları verme. Üstelik, başka hiçbir yerde uygulanmayan bir gerekçeyle. Apak ve Devyatovskiy; dereceyi hakketmiyorsa ikinci ve üçüncü ilan etmeyin. IOC; bu dereceleri onayladıysa; ki onayladı, bu madalyaları sahiplerine en azından listelerinde vermek zorundadır.

IOC resmi web sitesinde; bütün mücadelelerin sonuçlarında, ikincinin yanında gümüş üçüncünün yanında bronz madalya resmi var. Sadece 2004 Erkekler çekiç atmada ikinci ve üçüncü belirtilmiş ve yanlarına madalyaları konmamış. 2004’teki yarışta Eşref ve Vadim’in doping testleri pozitif miydi? Hayır. O zaman IOC, bu madalyaları hak eden sporcu ve ülkelere tüm belgelerinde teslim etmek zorundadır.

IOC resmi web sitesine göre 2004 Atina Olimpiyatlarında 3 altın 3 gümüş ve 4 bronzumuz var. Altınların hepsi halterden geldi. Gümüşleri güreş, tekvando ve bokstan kazandık. Bronzların 2’sini halter 2’si güreşten geldi.

Sonraki spor hayatında doping testi pozitif çıkan ama madalyası elinden alınmamış yüzlerce sporcu var. 1988’de 100 metreyi kazanıp doping yaptığı ortaya çıkan Ben Johnson’ın 1984’teki madalyaları alındı mı? 2004’te İsveç adına bronz kazanan güreşçi Ara Abrahamian’ın 2008’teki bronzu doping nedeniyle elinden alındı. Neden 2004’teki madalya alınmadı? Hatta, önce doping nedeniyle madalyası elinden alınan sporcular, sonra Olimpiyatta yarışıp madalya aldılar; Jamaikli Nesta Carter gibi. Bu özellikte 100’lerce Olimpiyat madalyalı sayarız.

22 yıl sonra bu madalyalar verilebilir mi? 1912’de profesyonel olarak beyzbol oynadığı iddiası ile elinden alınan iki atletizm madalyası; Jim Thorpe’ye ölümünden 30 yıl sonra 1983’te verilmişti. Eşref’in madalyası için de 71 yıl beklememiz mi gerekecek?

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin yeni başkanı Veli Ozan Çakır’ın ve Atletizm Federasyonu Başkanımız Ahmet Karadağ’ın, Eşref Apak’ın madalyası için mücadele vermesi gerekir. Bir Olimpiyat madalyası kazanılana dek, mücadele vermesi gereken kişi sporcudur. Ama, hakettiği madalya verilmiyorsa, o mücadeleyi yapması gerekenler yöneticilerdir. 2004’te hakkettiğimiz madalyayı ülkemize getirerek bu iki başkanımız farklarını da göstermiş olacaklar.

“Atina’da bir çekiç attım; Düşmedi çekicim, Düşmedi çekicim. Çekicimi IOC yedi; Gümüşümü isterim, Gümüşümü isterim!”


© Aydınlık