menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

AB'nin enerji krizine ortak yanıtı yok

37 0
29.03.2026

Trump-Netanyahu haydutlarının İran’a saldırarak kaldırdıkları taş sadece kendi ayaklarına değil dünyanın özellikle de Avrupa’nın ayaklarına düştü. Üç beş günde İran’a boyun eğdirmeyi planlayan saldırganlar büyük bir hayal kırıklığı ve yenilgi içindeler. Bugün savaş bir ayını doldurdu. ABD-İsrail saldırılarıyla İran’ın en değerli liderlerini kadrolarını katlettiler ama İran ordusuyla, milletiyle ve devletiyle dik durdu ve durmaya devam ediyor. İran’ın karşı saldırısıyla İsrail kentleri tarihinde görülmemiş bir şekilde harap oldu, yıkıldı. ABD Körfez ülkelerindeki askeri üslerini, CIA merkezlerini, limanlarını kaybetti. En önemlisi de Körfezin petrol ve gaz rafinerileri üretim yapamaz duruma geldi. Hürmüz Boğazı’nın İran’ın kontrolünde olması, ABD ve İsrail yanlısı ülkelere gaz ve petrol taşıyan tanker gemilerinin Basra Körfezine sıkışıp kalması ve Hürmüz Boğazı’nı geçememeleri dünyada görülmemiş bir enerji krizine yol açtı.

KÜRESEL EKONOMİ BÜYÜK BİR TEHDİTLE KARŞI KARŞIYA

Fransız Le Parisien gazetesine göre, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Direktörü Fatih Birol pazartesi günü yaptığı açıklamada, bu savaş nedeniyle dünyanın on yıllardır görülen en kötü enerji krizini yaşayabileceği uyarısında bulunarak, bunun dünya ekonomisi için “büyük bir tehdit” olduğunu belirtti. Birol, Canberra'daki Ulusal Basın Kulübü'nde yaptığı açıklamada, 1970'lerdeki krizlere atıfta bulunarak, “Bugüne kadar günde 11 milyon varil kaybettik, bu rakam iki büyük petrol krizinin toplamından daha fazla” dedi. Fatih Birol’a göre bölgedeki dokuz ülkede en az 40 enerji altyapısı “ciddi veya çok ciddi şekilde hasar gördü”. Birol, “Bu kriz bu şekilde devam ederse, hiçbir ülke bu krizin etkilerinden muaf kalmayacaktır... Küresel ekonomi büyük bir tehditle karşı karşıya” açıklaması yaptı. Birol, bu krizin 1970'lerdeki iki petrol şokundan ve Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın gaz üzerindeki etkisinden daha kötü olduğunu değerlendirdi. Ve “Bu sorunun temel çözümü, Hürmüz Boğazı'nın açılmasıdır,” dedi.

AB: ‘BU BİZİM SAVAŞIMIZ DEĞİL’

İran’ın Hürmüz Boğazı’nı emperyalist saldırganlara ve işbirlikçilerine karşı kapalı tutma kararlılığı sürüyor. Boğazda sıkışan ABD Başkanı Trump Avrupalı ‘müttefiklerine’ ve NATO’ya yaptığı “İmdat! Yetişin!” çağırılarına cevap alamadı. Avrupalı liderler “Bu bizim savaşımız değil” diyerek yardım etmeyeceklerini açıkladı. Diğer taraftan krizin ekonomilerine etkisi çok büyük ve savaşın sona ermesini istiyorlar. En azından durumun sakinleşmesi ve bir ateşkesin sağlanmasıyla boğazın açılmasına yardımcı olmak için gemi gönderebileceklerini açıkladılar.

ENERJİ KRİZİ AVRUPA EKONOMİLERİNİ VURDU

Petrolün varil fiyatı 120 doları aştı ve analistler, çatışmanın şiddeti ve süresi artarsa fiyatların 150 ila 200 dolar aralığında işlem görebileceği konusunda uyarıyor. Bu durum Avrupalıları endişelendiriyor. Akaryakıt fiyatları iki avroyu aşmış durumda. Gaz fiyatları ise yüzde 60 oranında artmıştır. Ukrayna’yı Rusya’nın üzerine sürme ve kışkırtma politikası ile birlikte Rusya’ya yaptırımlar uygulayan Avrupa ülkeleri ucuz Rus gazından olunca zaten bir enerji krizi içindeydi. Bu nedenle yükselen maliyetler Avrupa’nın ABD ve Çin karşısında rekabet gücünü düşürmüştü. İran savaşı ile birlikte yaşanan enerji krizi ve artan fiyatlar, ulaşım maliyetlerinin artmasına, sanayicinin kâr marjının düşmesine, rekabet gücünü zayıflatmasına ve tüketicinin satın alma gücünün düşmesine yol açtı.

Avrupa açısından Hürmüz Boğazı ile ilgili risk sadece gaz ve petrol ile sınırlı değil. Basra Körfezi'ndeki herhangi bir uzun süreli aksaklık,........

© Aydınlık