menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu toplumun doktorları nerede

14 0
24.04.2026

Başlıktaki toplum doktorları ile kastedilen, bildiğimiz ya da ilk aklımıza gelen tıp doktorları değil Buna öncelikle bir açıklama getirmeliyim. Toplum doktorları seslenişi ile Sosyologları belirtmek istedim.
İnsanlar gibi toplumlar da hastalanır ve bunun belirtilerini çeşitli şekillerde ve farklı farklı gözler önüne sererler. Bunları kaba haliyle de toplumda ortaya çıkan suç şekilleri ile hissetmek mümkündür.
Cinayetlerin, hırsızlıkların, soygunların, uyuşturucu kullanımının artması ve daha niceleri.
İnsan nasıl bünyesinde beklenmedik bir etkenle karşılaştığında, bunu hastalık olarak ortaya sererse, toplumlar da hastalıklar, yukarıda belirttiğim belirtilerle kendini ortaya çıkarır.
İnsan sağlığı ile ilgilenmek, bunu tedavi etmek, tıp doktorlarına özgü iken, toplum hastalıklarının teşhisi ve tedavisi sosyologların (toplum doktorları) sorumluluğu ve ilgi alanıdır.
Ülkemiz son on yıllarda akıl almaz bir değişim içinde, bunlar güvelik, sağlık ve benzeri alanlarda huzuru kaçıran gelişmeler.
Devletin gücü bunlarla yeterince mücadele ediyor.Bunu inkar edemeyiz…
Ancak, bu tedavide teşhis ile yol göstericilik sosyologlara düşüyor.
Ülkemizde üniversitelerde yüzden (100) fazla sosyoloji bölümü var.
Ama ne öğretim üyelerinden ne de mezunlarından, en ufak bir öneri, yol gösterme ya da yorumu kamuoyuna açık izleyemiyor, göremiyor ve duyamıyoruz.
Tabii, kimseyi ya da bir topluluğu tümüyle suçlama eğilimi yok burada. Ama en azından seslerini duyurmalı, yol göstermeli ve önlem önerileri duymak istiyoruz kendilerinden.
Toplumun nerden nereye geldiğini kısa birkaç örnekle sizlere hatırlatmak istiyorum. Son dönem yaşananlara ise hiç değinmeyeceğim…
Bir kriminoloji (suç bilimi) ders kitabında cumhuriyetin kuruluşundan 1970’li yıllara kadar işlenen 6 bini aşkın cinayette sadece bir katil üniversite mezunu olarak ortaya çıkmıştı. O da bir miras kavgasında bir üsteğmen cinayet işlemişti.
Günümüzde ise, bir profesörün, doçent arkadaşını öldürmesi…
Bu bile nerden nereye geldiğimizi anlatmaya yeter.
Rahmetli hocam Profesör Dr. Ayhan Ulubelen’in bana anlattığı bir olayla yazımı noktalayacağım. O da, Rusya’da 1917 devrimi öncesi bir profesörün sahta ruble basarken yakalanmış olması örneğiydi.
Hocam bu örnekle, toplumun ne kadar bozulabileceği ve nelere kayabileceğini göstermek için söylemişti…
Astrologların cirit attığı tv programlarına artık toplum doktorlarını çıkarırlar, sevgili televizyon programcılarımız…
Yoksa hastalığımız önlemez safhaya girer…Geç kalmadan…


© Aydınlık