menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Küresel salgının son halkası: Sapanca Gölü

10 0
26.12.2025

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Seyfi Kılıç, dünyada kuruyan gölleri ve tehlike altındaki Sapanca Gölü’nün neden bu duruma geldiğini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Her ne kadar dünyadaki toplam su miktarı okyanuslar, atmosfer ve toprakta devasa miktarlarda olsa da bunların çok küçük bir kısmı tatlı su olarak insanların kullanımına hazır durumdadır. Uzun yıllar boyunca, hem nüfusun ve tarımsal faaliyetlerin az olması hem de su depolama ve aktarma teknolojilerinin yetersizliği nedeniyle insanlar su kaynaklarının yalnızca küçük bir kısmını kullanabilmiştir. Ancak 20. yüzyılın ortalarından itibaren özellikle beton teknolojisinin yaygın kullanımının nüfus artışı ve artan tarımsal ve endüstriyel faaliyetlerle birleşmesi sonucunda daha önceleri çok sınırlı olan su kullanımında yenilenebilme oranlarının üzerine çıkma eğilimi gözlenmiştir.

Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında gelişen kalkınma anlayışı, hem gelişmiş hem de sömürgecilikten yeni kurtulmuş ülkelerde tarımsal üretimi hızla artırma baskısı ve kentleşmenin doğurduğu sorunları ortaya çıkararak su kaynakları üzerindeki baskıyı artırmıştır. O dönemlerde bu tür faaliyetlerin çevresel etkilerinin henüz tam olarak kavranamaması ve kalkınmakta olan ülkelerin acil ve büyük döviz ihtiyaçları sulu tarım yapılan arazilerde önemli artışlara sebep olmuştur.

Söz konusu artışların tatlı su kaynakları olan göller ve nehirlerin doğal dengesini bozacak kadar artması tüm dünyada çevresel etkilerin hızla hissedilmesine yol açmıştır. Bu sorunların en bilinen ve büyük örneği ise Sovyetler Birliği döneminde ortaya çıkan ve günümüze kadar devam eden Aral Gölü’nün kuruması olmuştur. Batı bloku ile her konuda mücadele etme amacı güden Sovyetler Birliği, tarımsal ürün artışını sağlamak adına Orta Asya’nın iki büyük nehri olan Seyhun ve Ceyhun nehirlerinden elde edilecek sularla geniş alanları sulama ve dolayısıyla da endüstriyel bir tarım ürünü olan pamuk üretimini artırmayı planlamıştır.

İlk başlarda yolunda giden bu yöntem, aşırı su çekimi nedeniyle Aral Gölü’ne ulaşan suları kestiği için gölün zaman içinde kurumasına yol açmıştır. Tarihteki en büyük çevresel felaketlerinden biri olan bu sorun, 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin........

© Anadolu Ajansı Analiz