Uluslararası baskı artıyor: Türkiye’nin Netanyahu için kırmızı bülten hamlesi
Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Hukuk Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Osman Karaoğlu, Netanyahu hakkında kırmızı bülten talebinde bulunulmasının ne anlama geldiğini AA Analiz için kaleme aldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 7 Kasım 2025 tarihinde İsrailli yetkililer aleyhine başlatılan soruşturma neticesinde hazırlanan iddianame kabul edilmiş ve aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da bulunduğu 35 kişi hakkında İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılmıştır. Davada gelinen noktada sanıklar hakkında yakalama kararı çıkarılmış ve ilgili bakanlıkların girişimi ile sanıklardan Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında Interpol’den kırmızı bülten (red notice) çıkarılması talep edilmiştir. Bu anlamda kırmızı bültenin ne olduğunu, nasıl uygulandığını ve muhtemel etkisini anlamak önem arz etmektedir.
Kırmızı bültenin anlamı
Esas adı Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatı (International Criminal Police Organization) olan ve hükümetlerarası bir uluslararası örgüt olan Interpol’ün halihazırda 196 üyesi bulunmaktadır. Interpol üye ülkelerin tamamındaki polis teşkilatlarının işbirliği içinde çalışmasına yardımcı olmakta, suçlar ve suçlular hakkında bilgi paylaşımlarını koordine etmekte ve operasyonel destek sağlamaktadır. Bu kapsamda üye ülkeler arasındaki işbirliği prosedürlerinden biri olan kırmızı bülten, bir kişinin iadesi, teslim edilmesi, yerinin tespit edilmesi ya da geçici olarak yakalanması amacıyla üye ülkelerin kolluk makamlarına yapılan bir taleptir. Kırmızı bülten, talepte bulunan ülkenin adli makamları tarafından çıkarılmış bir yakalama emrine veya mahkeme kararına dayanır. Kırmızı bültenin kendisi bir yakalama emri değildir.
Interpol’den kırmızı bülten talep edilmesi esasen sürecin sadece başlangıcıdır. Zira talepler öncelikle Interpol’de kurulan özel bir birim tarafından incelenmekte ve talebin Interpol kurallarına uygun olup olmadığı değerlendirilmektedir. Örneğin, Interpol Kurucu Belgesi’nin (Constitution of the ICPO-INTERPOL) 3. maddesine göre: “Teşkilatın siyasi, askeri, dini veya ırki nitelikte herhangi bir müdahalede bulunması ya da faaliyette bulunması kesinlikle yasaktır”.........
