Şampanya sosyalistleri
Memleketin sol veya sosyalist entelektüellerini aşağılamak için sıkça kullanılan bir kalıp olarak "Boğaz'a karşı viski içen solcular" tanımını bolca duymuşsunuzdur. Ne zaman hayatı güzel yaşamakla alakalı bir şeyler yazsam, bana sıkça gelen eleştirilerden biridir bu. Hayata biraz soldan bakan herkesin başına gelebilecek bu tür eleştirileri hep aynı laflarla savuştururum: Ben yoksulluğu değil, zenginliği paylaşma taraftarıyım. İyi olan her şeyin herkesin hakkı olduğunu ve paylaşılması gerektiğini düşünürüm.
Bu "Boğaz'a karşı viski içenler" klişesinin yurt dışında da bir benzeri var. Orada viski yeterince lüks bir çağrışım yapmadığından olsa gerek, aynı kalıbı "şampanya sosyalistleri" (champagne socialists) diye kullanırlar. Şampanya içebilen birinin eşitlikten ve adaletten bahsetmesi onlara garip gelir anlaşılan. Oysa şarabın ve şampanyanın hak mücadelesiyle, hatta Marksizm'le derinden bir bağı olduğunu unuturlar.
Karl Marx'ın avukat olan babasının Mosel’de bağları olması ve hatta bu bağların mülkiyetinin bir kısmının sonradan Marx'a geçmiş olması hasebiyle bu ilişki aslında çok daha nettir. Hatta bunu söyleyenler, Marx'ın henüz Marksist felsefeyi tam anlamıyla oluşturmadığı dönemlerde Rheinische Zeitung gazetesinde bağcıların ve bağ işçilerinin kötü çalışma koşulları üzerine yazılar yazdığından da habersizdirler. Üstelik dünyanın belki de en meşhur şarap üretim bölgesi olan Champagne bölgesinin kanlı bir hak mücadelesi geçmişi olduğunu da bilmezler. Şampanya üreticileri kendi coğrafi işaretlerini cansiperane korurken, hatta bu koruma........
