Algoritmik devlet aklı: Yeni çağ, egemenliğin yeni mimarisi
ABD'nin yapay zekâ yatırımları, Çin'in ulusal yapay zekâ stratejisi, Avrupa Birliği'nin Yapay Zekâ Yasası (AI Act), NATO'nun yapay zekâyı askerî planlama ve güvenlik süreçlerine entegre etmesi ile Birleşmiş Milletler'in küresel yapay zekâ yönetişimine yönelik girişimleri, ilk bakışta birbirinden bağımsız gelişmeler gibi görünse de aynı stratejik gerçeğe işaret ediyor: Devletler artık yalnızca daha gelişmiş yapay zekâ sistemleri üretmek için değil, kendi karar alma süreçlerinin kontrolünü kaybetmemek için rekabet ediyor.
Dr. Damla Taşkın/ Yazar
1648 tarihinde imzalanan Westphalia Barışı yalnızca Avrupa'daki savaşları sona erdirmedi; modern devlet sisteminin de temelini attı. Öyle ki yaklaşık dört asır boyunca egemenlik, belirli bir toprak parçası üzerinde meşru otorite kurabilme ve bu otoriteyi dış müdahaleden bağımsız kullanabilme yeteneği olarak tanımlandı. Böylece devletlerin gücü sınırlarıyla, ordularıyla, ekonomileriyle ve nüfuslarıyla ölçüldü. Ta ki yeni bir beşinci sanayi devrimi olan Yapay Zekâ teknolojisi ortaya çıkana dek.
Esasen yapay zekâ çağı, önceki sanayi devrimlerinden farklı bir dönüşüm başlattı. Devletlerin bugün karşı karşıya olduğu temel meydan okuma, artık yalnızca ülke sınırlarını korumak değildir. Beşinci sanayi devriminde asıl mesele, devlet adına üretilen kararlar üzerindeki hâkimiyeti sürdürebilmektir. Bugün yapay zekâ tartışmalarının büyük bölümü daha güçlü modeller, daha hızlı işlemciler ve daha büyük veri merkezleri etrafında şekilleniyor. Oysa mesele, klasik anlamda bir sanayi ya da teknoloji yarışı değildir. Asıl soru şudur: Devlet adına karar üretmeye başlayan yapay zekâ sistemlerinin sınırlarını kim belirleyecek?
Karar mimarisini yönetmek
Nitekim uluslararası sistemde yaşanan gelişmeler de çağ değiştirici dönüşümün tesadüfi olmadığını gösteriyor.Amerika Birleşik Devletleri'nin yapay zekâ yatırımları, Çin'in ulusal yapay zekâ stratejisi, Avrupa Birliği'nin Yapay Zekâ Yasası (AI Act), NATO'nun yapay zekâyı askerî planlama ve güvenlik süreçlerine entegre etmesi ile Birleşmiş Milletler'in küresel yapay zekâ yönetişimine yönelik girişimleri, ilk bakışta birbirinden bağımsız gelişmeler gibi görünse de aynı stratejik gerçeğe işaret ediyor: Devletler artık yalnızca daha gelişmiş yapay zekâ sistemleri üretmek için değil, kendi karar alma süreçlerinin kontrolünü kaybetmemek için de rekabet........
