Türkçeyi ses bayrağı yapanlar
Türk yazınında usta şairler Türkçenin gücünü, varsıllığını, olanaklarını, anadilin kutsallığını unutulmaz dizelerle örmüşlerdir.
Yahya Kemal ne denli eski sözcüklere yaslansa da Türkçeye verdiği eşsiz değeri "Türkçe, ağzımda annemin ak sütüdür" sözüyle özetler.
Yinelemekten hiç sıkılmadığım şair dizeleri beni gönendirir her zaman. Yolumu Rıfat Ilgaz’ın “Türkçemiz” şiirine yönlendiririm: Bak, devrim, ne güzel! / Barış, ne güzel! / Dayanışma, özgürlük.. / Hele bağımsızlık! / En güzeli, sevgi! / Sev Türkçe'ni çocuğum, / Dilini sevenleri sev!” diye seslenişini duyumsarım.
Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Türkçe Katında yaşadığı o “arı-sili” ülkesine uğramamak olanaksız elbette: “Seslenir seni bana "ova"m, "dağ"ım, / Nere gitsem bulur beni arınmış. / Bir çağ ki akar ötelere, / Bir ak.. ki yüce atalar, bir al ki ulu oğullar, / Türkçem, benim ses bayrağım...” dizeleri onun Türkçe Katında Yaşamak şiirinde ne güzel duru, sevgi dolu anlam kazanır.
Behçet Necatigil, Türkçeyi en titiz, özgün ve zengin kullanan büyük şairlerimizden
Cahit Külebi, Anadolu insanının sevgi dolu sesini, duru, yalın ve halk yazını kaynaklarını da kullanarak Türkçenin geniş coğrafyasında gezdirir bizi: “Biz hep açık konuştuk / Gökyüzünden maviydi sözlerimiz / Sığ bataklarda........
