Diyanet’in lojmanı nasıl kayboldu?!
Günlerdir Erdoğan’ın oğlu ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan’ın, “Yeniden bu toplumda, ‘Dindar olan insan iyidir’ yargısını güçlendirmek zorundayız. Müslümanlar olarak bizim dinimizi doğru temsil etmemizin yolu, bu toplumda iyiliklerin kaynağının yine Müslüman insanlardan, yine dindar insanlardan geldiğini muhakkak ve kesin şekilde yerleştirmekten geçtiğini düşünüyorum.” şeklindeki açıklaması üzerine yorumlar yapılıyor.
“Dindar olan insan iyidir” yargısındaki büyük irtifa kaybının en çok ne zaman ve neden yaşandığı hepimizin malûmu. AKP iktidarında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın en tartışılan kurum haline gelmesi gibi acı bir gerçekliğimiz de var.
Bilal Erdoğan’ın özeleştiri niteliğindeki o sözleri gündemdeyken, sıcağı sıcağına bir camimizde yaşanan ve Cumhurbaşkanlığı’na kadar intikal eden bir lojman savaşını anlatalım.
Büyük ilçelerimizden birindeki söz konusu caminin müştemilatında iki lojman var. Lojmanlardan biri caminin imam-hatibine tahsisli. Diğerinin ise 24 saat esasına göre görev yaptığından, öncelik hakkı gereği müezzine tahsis edilmesi gerekiyor. Ancak böyle olmuyor; Kur’an Kursu Öğreticisine veriliyor. 2018’e kadar N.Y., 2018’den bugüne kadar da E.K.........
