menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çinlilere Vizesiz, Türklere Hâlâ Vize: Bu Asimetri Neden?

12 0
yesterday

Bir sabah fark ettik ki Türkiye, sessiz sedasız Çin vatandaşlarına vizesiz kapılarını açmış. Ne büyük bir tören, ne geniş bir tartışma… Ama kararın anlamı son derece büyüktü. Kâğıt üzerinde bu, dünyadaki her beş kişiden birine – 1,4 milyarlık dev bir nüfusa – “Buyurun, gelin” demekti.

Aynı günlerde Pekin de başka ülkelere vizesiz giriş hakkı tanıyordu. Avrupa’dan Asya’ya, Latin Amerika’dan Pasifik’e uzanan bir liste…

Ama o listede Türkiye yoktu.

Kapı bizden onlara açılmıştı.

Onlardan bize ise hâlâ kilitliydi.

İşte hikâye tam burada başlıyor.

Çin gibi kadim ve merkeziyetçi devletler vizeyi turizm broşürü gibi düzenlemez. Onlar için vize, pasaporttaki bir damga değil; nüfusun hareketi, güvenliğin korunması, siyasi dengelerin yönetimi ve jeopolitiğin matematiğidir. Kim gelir, kim gider, kim döner, kim kalır, kim hangi ülkeyi basamak olarak kullanır… Hepsi tablolarla, senaryolarla, risk katsayılarıyla hesaplanır.

Bu yüzden ortaya ilk bakışta tuhaf ama aslında son derece rasyonel bir asimetri çıkıyor:

Türkiye Çinlilere “gel” diyor.

Çin ise Türklere “bir dakika, başvurunu yap, inceleyelim” diyor.

Bu bir nezaketsizlik değil; soğukkanlı bir devlet refleksi.

1990’ların başında Pekin’de diplomat olarak görev yaptığım yıllarda bu hassasiyetin sahadaki karşılığını çok net görmüştüm. En dikkatle izlenen dosyalardan biri, Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nden Türkiye’ye yönelen hareketlilikti. Hem Pekin’de hem Ankara’da........

© 10 Haber