menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir uyuşturucu operasyonunu bile ‘siyasi’ bulan toplum nasıl bir toplumdur?

36 0
previous day

Türkiye’de ulusal gündemi bir yılı aşkın süredir İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmalar belirliyor.

Bu gündem uzunca bir süre Ekrem İmamoğlu ve CHP’li belediyelere yönelik soruşturmalardı. Savcılık her hafta sonu operasyon yapıyor, ifadeler, suçlamalar havada uçuşuyor, CHP kendini savunmak için haftada iki tane miting düzenliyordu.

Neyse ki sonunda iddianame yazıldı, savcılık her cumartesi sabahı yaptığı operasyonlar durdu, bu gündem bir ölçüde hafifledi. Ama Mart ayında dava başlayacak, yeniden bu gündeme geri döneceğiz.

Savcılığın CHP’li belediyelere yaptığı operasyonların gerekçesi yolsuzluktu ama Türk milleti bunu böyle algılamadı. Hala daha araştırmalara baktığımızda halkın yüzde 70’e varan kesiminin meseleyi yolsuzluk soruşturması olarak görmediğini, soruşturmaların siyaseten ve Ekrem İmamoğlu’nun önünü kesmek için yapıldığını düşündüğünü gösteriyor.

Siyasetçilerle ilgili soruşturmalarda böyle bir algının oluşabilmesi bence normal. Ben dahil kahir ekseriyetin İmamoğlu’na yönelik soruşturmaları yargı eliyle muhalefetin engellenmesi olarak görmesi, görmek ne kelime bunun kesin bir kanaate dönmesi biraz eşyanın tabiatı gereği. Ben, yazılan iddianameyi de yöneltilen suçlamaları da zayıf bulanlardanım, burada defalarca yazdım, yapılanların hukuku zorlamak ve hukuku araç haline getirmek olduğunu düşünüyorum.

Bu bir kanaat. Sadece benim değil, samimi bir ortamda biraz zorlasanız Ak Partili politikacıların bile içinde yer etmiş bir kanaat.

Hadi bu böyle ve bu kanaatleri değiştirmek artık çok zor.

Peki ya son bir aydır devam eden uyuşturucu soruşturmalarına ne diyeceğiz? Aynı Başsavcılık, aralarında her gece TV ekranlarında boy gösteren gazetecisinden dizi ve film oyuncusuna, sosyetik şahsiyetinden sosyal medya ünlülerine kadar çok sayıda insana yönelik bir uyuşturucu ve fuhuşa teşvik soruşturması yürütüyor.

Bu soruşturma kapsamında İstabul’un gece hayatının ünlü mekanları basılıyor, mekan sahipleri tutuklanıyor, basit ve sıradan şeyler bile sanki ortada acayip bir sansasyon varmış gibi bir kısım medya tarafından yazılıyor.

İşte bunlardan sonuncusuna ilişkin bir örnek haber bugün 10Haber’de var. Günlerdir, polis baskını öncesi Bebek Otel’den ayrılan bir grup ünlü isimden söz ediliyor ve hep şu ima ediliyor: ‘Bu ünlü isimler polis baskınını önceden haber aldı ve alel acele Bebek Otel’den ayrıldı.’

Gece sokağa çıkmak, eş dost arkadaşla eğlenmek, iki kadeh içki içmek, dans etmek sanki suç gibi gösteriliyor medyada. Oysa o gece Bebek Otel’den ayrılan ünlü isimler, bir iş insanının eşinin doğum gününü kutlamak için oradaydı. Gayet sıradan şeyler bunlar ama her taşın altında suç, suçlu ve devasa komplolar arayan hastalıklı bakış açıları için “hiçbir şey tesadüf değil.”

Savcıların meslekleri gereği her........

© 10 Haber