Hürriyet’in ve eski medyanın veda videosu
Bu video görüntüleri geçtiğimiz günlerde Ankara’da çekildi…
Bana da bu hafta ulaştı.
Kaç gündür önümde duruyor, seyrediyorum…
Ne demeliyim bu görüntülere bakıp…
İlk bakışta insana, görevini tamamladıktan sonra hurdacıların eline terkedilen görkemli bir transatlantiğin son yolculuğu gibi görünüyor.
Kaynak makinaları, kesme cihazları, çekiç gümbürtüleri mağrur bir transatlantiği adeta lime lime ediyor.
https://i.10haber.net/wp-content/uploads/2026/05/WhatsApp-Video-2026-05-14-at-23.17.54.mp4
Bir amiral gemisinin hurdacıların elindeki vedası
Adı, neredeyse Cumhuriyet tarihi ile özdeşleşmiş bir Amiral Gemisinin hikayesi bu…
Hürriyet’in elindeki son büyük baskı tesisi olan “Ankara Matbaası” kapatıldı.
Baskı makinaları satışa çıkarıldı. Mısırlı bir şirket ilgilendi ama almadı.
Bunun üzerine baskı makinaları hurdacılara satıldı.
Görüntüler, hurdacıların, Hürriyet’in son baskı makinalarını, ham demir olarak satmak içi parçalayışı sırasında cep telefonu ile çekilmiş.
Bir dönemin en etkili medya aracının yok oluşu, bu dönemin en etkili yeni medya aracı ile görüntülenmiş.
Gelen medya giden medyanın cenaze törenini belgeliyor adeta…
Bu binanın açılışını dün gibi hatırlıyorum
Bir veda videosu bu ama seyrettiğimiz sembolik görüntü, sadece “Hürriyet’in sonunu” göstermiyor bize…
Aynı zamanda “Eski Medyanın” da sembolik sonunu anlatıyor.…
O nedenle daha da hüzün verici bir manası var.
Burası, tarihini, geçmişini çok iyi bildiğim, çok yaşadığım bir bina.
Açıldığı günlerde teknolojik olarak dünyanın en gelişmiş gazete baskı tesislerinden biriydi.
Açılışını dün gibi hatırlıyorum.
28 Eylül 1997…
Binayı inanılmaz bir süratle bitiren rahmetli Yalçın Balcı bir kenarda seyrediyor.
Aydın Doğan orada…Onlarca bakan törene katılmış.
Dönemin Doğan Medya Gurubu Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ kürsüde konuşuyor…
Daha dün gibi…
Bana soruyorlar: Hürriyet’in zirve yılı hangisidir? 2007-2008’dir
Aydın Doğan, 1994 yılında Hürriyet’i satın aldıktan sonra müthiş bir alt yapı yatırımına başlamıştı.
İstanbul Halkalı, İzmir ve Ankara tesisleri göz kamaştırıcı bir şekilde yenilendi.
Türk basının ve Hürriyet’in altın yıllarıydı.
Bana “Hürriyet’in başında kendini en bağımsız hissettiğin zirve yılı neydi” diye sorulduğunda hep aynı cevabı veriyorum:
2007-2008 yılıdır…
Çünkü Aydın Bey’in finansal zekası ve başarısı, yönetim anlayışı ile bu tesislerin üzerinde yükselen Hürriyet, o yıl 1.8 milyar dolar pazar değerine ulaşmıştı.
Yılda 300 milyon dolara yakın ilan geliri vardı.
Kimseye bağımlı değildik.
Devlet bankalarından beş kuruş kredi almıyorduk.
Bu grup Almanya’nın en büyük 2 TV’si için 5 milyar dolar teklif vermişti
Doğan Gurubu, kıta Avrupa’sında Springer grubundan sonra en büyük medya gurubu haline gelmişti.
O güçle Almanya’nın en büyük televizyon gurubu olan Pro7/RTL grubuna 5 milyar dolarlık teklif vermiştik.
Aydın Bey, Dünya Yayıncılar Birliği Başkan Yardımcısıydı.
Hürriyet Türk basının “Amiral Gemisiydi…”
Geriden gelen kaynak makinası sesleri bize hangi hikayeyi anlatıyor?
Şimdi o görkemli binadan geriye işte bu hüzünlü video kaldı.
Gururlu bir transatlantiğin, hurdacılar tarafından........
