Akademisyenlere dijital içerik yasağı mı geldi?
Son günlerde YÖK’ün akademisyenlere YouTube ve sosyal medya yasağı getirdiğine dair haberler okuyoruz. Başlıktaki sorunun kısa yanıtı şu: Bütün akademisyenlere yönelik genel bir dijital içerik yasağı getirilmiş değil. Ancak kamuoyuna yansıyan görüşün kapsamı ve nasıl uygulanacağı belirsiz kaldığı için metin daha şimdiden fiilî bir yasak gibi etkisini gösteriyor. Bazı akademisyenler yaptıkları paylaşımlarla YouTube videolarına kalıcı olarak son verdiklerini duyurdu.
Dayanak “içerik üretme yasağı” değil “kazanç getirici faaliyette bulunma yasağı”
2 Eylül’de kamuoyuna yansıyan belge, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün YÖK’ün sorusu üzerine gönderilen bir görüş yazısı. YÖK’ün sorusu, devlet memurlarının içerik üreticiliği, uygulama geliştiriciliği ve YouTube gibi platformlardaki faaliyetlerinden elde ettikleri gelirin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 28’inci maddesindeki ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı kapsamına girip girmediği.
Oldukça kısa yazısında, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Gelir İdaresi Başkanlığının görüşüne de dayanarak, bu kazançların vergi hukukunda ticari kazanç sayıldığını ve şartları varsa Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/B maddesindeki istisnadan yararlanabildiğini belirtiyor. Ardından, söz konusu faaliyetin 657 sayılı Kanundaki yasak kapsamında olduğu sonucuna varıyor.
Yine bir “ticari kazanç” sorunsalı
Danıştay’ın Airbnb kararında karşımıza çıkan “ticari kazanç” sorunsalı, böylece bir kez daha karşımıza çıkmış oluyor. Ancak şaşırtıcı bir şekilde bu sefer tartışma vergi hukuku alanında değil.
Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 20/B maddesi sosyal içerik üreticileri, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden hizmet sunanlar ve mobil cihazlar için uygulama geliştirenler için........
