Bir Mitingden Fazlası: Kadın Hareketinin Dayanışma Hattı
Dayanışmanın kadın hareketi açısından hâlâ en güçlü siyasal hat olması 10 Ocak 2026’da Ankara’da Tandoğan Meydanında yapılacak mitingin temelini oluşturuyor.
Türkiye’de kadınlar uzun süredir yalnızca artan şiddetle değil; hukuksuzluk, yoksulluk ve kamusal hayattan dışlanma ile de mücadele ediyor. Her güne bir kadın cinayeti haberiyle uyanılan, koruma mekanizmalarının fiilen işlemediği bir ortamda, 10 Ocak’ta Ankara Tandoğan’da yapılacak Kadın Mitingi, düzenleyicilerine göre bir “tepki” değil; uzun süredir biriken bir eşikten çıkış arayışı.
Mitingi örgütleyen kadınlar, bu noktaya bir günde gelinmediğini özellikle vurguluyor.
Kadın örgütlerinin aktardığına göre, aylar önce büyük bir Kadın Mitingi fikri gündeme geldiğinde mesele yalnızca bir tarih belirlemek değildi. Katledilen kadınlar, istismara uğrayan çocuklar; nafaka ve medeni haklara yönelik girişimler; kadın yoksulluğu ve yaşam biçimine müdahaleler, kadınlar üzerinde “nefessiz bırakıcı” bir etki yaratmıştı.
Bu tablo karşısında, kadın sorunlarının bir kez daha başkaları tarafından kadınlar adına konuşulduğu bir zeminde değil; kadınların öznesi olduğu, alanı doldurduğu ve sözünü kendisinin söylediği bir miting fikrinde ortaklaşıldı. Düzenleyiciler, “ancak kadınların örgütlediği bir mitingi kadınlar gerçekleştirebilir” görüşünde birleşti.
Otuzun üzerinde çağrıcı bileşen, kadın örgütleri ve feministler haftalar süren toplantılar yaptı. İlkeler, itirazlar ve geniş bir kadın birlikteliği üzerinde mutabakat sağlandı. Aralık ayında yapılan çağrının ardından, mitingin yerellerde de karşılık bulduğu ifade ediliyor. Kadınlar; sendikalar, meslek örgütleri, sivil toplum ağları ve bireysel inisiyatifler üzerinden Ankara’ya doğru yola çıkmaya başladı.
Mitingin gerekçeleri arasında yalnızca şiddet değil, hukuk alanındaki geri çekilme de önemli bir yer tutuyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması, 6284 sayılı yasanın uygulanmasının fiilen kolluk kuvvetlerinin........
