menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye’ye NATO tuzağı mı kuruluyor?

54 0
10.03.2026

Savaş askeri bir olaydır. Hedefi ise siyasidir. O hedefe ulaşıldığında ya da ulaşılması engellendiğinde savaşan ülkeler için zaferin tanımı ortaya çıkar…

ABD ve İsrail’in İran’a açtığı savaş da bir siyasi hedefle başladı. O siyasi hedef İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in öldürülmesi değildi. Hamaney’in ölümünün yaratacağı etki, Trump ve Netanyahu’yu hedefe götürecekti.

Kurgulanan şuydu: Ali Hamaney öldürüldüğünde halka bir cesaret gelecek, rejime karşı geniş çaplı halk hareketleri başlayacak, başsız kalan şok halindeki rejim güçleri halk hareketleri karşısında direnemeyecek, böylece mollalar rejimi yerle bir olacak ve siyasi hedefe ulaşılacaktı…

Bütün beklentileri bu yönde olduğu için Hamaney’in ölümünün resmen doğrulanması ile birlikte Trump ve Netanyahu İran halkına ısrarla sokağa çıkma çağrısı yaptılar.

İran halkı, ayaklanma yerine kenetlendi, öldürülen liderlerinin yasını tutmak için meydanlara çıktı. Ve günler sonra da babasının yerini alan Müşteba Hamaney’e destek için sokağa çıktılar.

Baba Hamaney’in ölümü ile korku duvarlarının yıkılacağı düşünülürken İran halkı rejim etrafında konsolide oldu. Rejim çözülmediği gibi, komuta yapısı ve karşılık verme kapasitesi korundu.

Gün gibi ortada ki; savaşın başladığı 28 Şubat 2026 tarihinden bu tarafa savaşı önde götüren İran sosyolojisidir. Çünkü İran sosyolojisini, Irak ve Suriye’deki gibi sanan, İran’daki mollalar rejiminin karakterini Irak ve Suriye’deki kişi kültüne dönüşmüş Baas rejimleri ile karıştıran ABD ve İsrail, verdikleri ağır hasara rağmen siyasi hedeflerinin çok uzağındalar.........

© Yeniçağ