ABD-İran yeniden birbirini neden vurdu?
ABD-İran yeniden birbirini neden vurdu?
Daha İran-ABD mutabakatında ön görülen 60 günlük müzakere takvimi asık ve endişeli suratlarla Bürgenstok’ta işlemeye yeni başlamıştı ki taraflar birbirini vurdu. Daha henüz kimin olduğu ortaya çıkmayan bir mühimmat ila Hürmüz Boğazında vurulan bir petrol tankeri üzerinden başlayan fırtına bir tansiyonu düşürmek için el yükseltme (escalate to de-escalate) adımı gibi durmuyor. Daha çok bir tür sınama ve tarafların kendi pozisyonlarını karşı tarafın gözünde netleştirme adımı gibi duruyor. Zaten dişe diş, göze göz tabiri (tit for tat) yabancı basında bir tabir olarak bu çatışmaları tanımlamak için kullanıldı bile. Bu tür inişler çıkışlar beklenmekle beraber el yükseltme o kadar çabuk ve şiddetli oldu ki karşılıklı tehdit ve tehditleri gerçekleştirecek şekilde güç kullanmanın verdiği mesajın sanki dişe-diş mantığının ötesine geçen bir yanı var.
İRAN’IN HÜRMÜZ KARTINI TERK ETMESİ ZOR
Mutabakatta anılan ama üstü kapalı bırakılan konularda -ki başta Hürmüz ve onunla da bağlantılı nükleer mesele- İsrail’in memnuniyetsizliği dışında da tarafların gerçek bir anlaşma noktasına ulaşamadığı da buradan anlaşılıyor. Geçtiğimiz haftalarda yazdığımız yazılardan çatışmanın iki temel meselesinin (nükleer mevzu ve Hürmüz) ne kadar zor meseleler olduğunu ve müzakerelerin çok kolay geçmeyeceğini söylemiştik. Nitekim taraflar arasında kurulacağı söylenen kırmızı hattın – ki böyle hatlar tansiyon düşürmek için kurulur, eğer işlemiyorsa taraflar el yükseltmekten çekinmiyor demektir- işlemediği görülüyor. Yine önceki yazılarımızda ABD’nin bir an önce girdiği çıkmazdan kurtulmak için acele ettiğini, sabırsız olduğunu ama bunu kendi adına yenilgi olarak görmeyeceği bir sonuç istediğini, bu yüzden güç kullanma tehdidine rahatlıkla geri dönebileceğini eklemiştik. Bunun karşılığında İran’ın da şu anda sahada elde etmiş göründüğü kazançları gerçek bir kazanıma çevirmeden Hürmüz’deki kontrolünü gevşetmeyeceğini ön görüyorduk.
Beklediğimiz gibi taraflar arasında ateş tekrar başladığı andan itibaren İran, Hürmüz’ün tamamen kendi kontrolünde olduğunu ve gelecek 30 gün kendi kontrolünde kalacağını ilan etti. ABD’nin elinden böylece uluslararası toplum ve kendi kamuoyu önünde Washington bu savaşı Hürmüz’de büyük bir kayıp yaşamadan atlattı algısını alıyor. Tahran, Hürmüz’ün kendi elindeki en büyük koz olmakla kalmayıp, hala kendi kontrolünde olduğunu ve ABD elini ne kadar yükseltirse yükseltsin (İran’ı yer yüzünden silme noktasına yükseltmedikçe) Hürmüz’deki kontrolü........
