Kendi sonuna koşan siyaset
İktidar olmak ve iktidarda kalmaya direnmek ile iktidarda kalmak için modern dönemin ortak değerlerini hem kurumsal hem de kural olarak ihlal etmeyi sürekli hale getirmek hangi kapasitelerin yitirilmesine ve hangi “beceriler”in kazanılmasına neden olur?
Siyaset ve iktidar arasındaki ilişki rıza üretimi bakımından iki şekilde sürdürülebilir. Ya söylem ve programla siyaset yaparak rıza üretir ki, buna aktif rıza denebilir. Bu aktif rıza iktidara taşır/iktidarda tutar. Ya da devletin zor aygıtları ve dağıtım mekanizmalarıyla toplumsal kesimlere hiza çekerek onları belli davranış, düşünce ve duygu kalıplarına sıkıştırarak iktidarda kalmanın yol ve yöntemlerini bulur ki, pasif rıza denebilir. Bu da iktidarda kalma yönünde çabadır. Bunun yanı sıra konjonktürel süreçler de siyaset ile iktidar arasındaki ilişkide belirleyici rol oynar. Türkiye’nin 1980’le beraber neoliberal politikaları esas almasıyla Batı’nın Yeşil Kuşak ve Ilımlı İslam projelerinin; bu ikisinin de siyaset ile iktidar arasındaki yapısal ve öznel ilişkileri belirlemesinin dolaylı bağlantıları var.
Küresel ve bölgesel konjonktür değişince siyaset ile iktidar arasındaki ilişkiler de değişir. Bu değişimi görmeyen veya yanlış yorumlayanlar siyasetsizlik girdabına ilk adımı atarlar. İkinci adımı ise iktidar fenomeniyle kurdukları anlam ilişkisiyle atma ihtimalleri........
