Paris Katliamı şehitlerini anmak
Sakine Cansız, toplumdaki özgürlük ahlakının hiçbir koşulda bitirilemeyeceğinin sembolüydü. 1938’de terteleye uğrayan bir halkın evladı olarak; boyun eğmeye karşı direngenliğin, toplumsal krizler içinde eriyip gitmeye karşı özgürlük adına umudun ve yaratıcılığın temsiliydi
Afşin Aybar
Üç devrimci Kürt kadınının katledilişinin üzerinden 13 yıl geçti. 9 Ocak 2013’te Paris’te MİT unsuru Ömer Güney’in silahlı saldırısı sonucu şehadete ulaşan Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez; birer birey olmanın çok ötesinde, devrimle yaratılan özgürlük değerlerini temsil etmeleri bakımından önem taşıyordu. Bu nedenle, Paris Katliamı, özgürleşen Kürt kadını ve içerisinde yer aldıkları Özgürlük Hareketine yönelik bir saldırıydı. Kadının ve Kürt halkının özgürlük iradesi, umudu ve kazanımları hedeflenmişti bu katliamla.
Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez yürüttükleri mücadelenin öncüleriydi. Sakine Cansız bu mücadelenin en zorlu sınamalarından devrimci değerlere sahip çıkıp büyüterek geçmişti. Duruşuyla Dersim Tertelesi, Kürt soykırımı ve kadının köleleştirilmesi başta olmak üzere, toplumsal varlığa yönelen her türlü yönelim karşısında yükselen mücadele hakikatini temsil ediyordu. Önder Apo, Sakine Cansız şahsında dile gelen bu hakikati vurgulamak adına, şehadetini ‘’İkinci Dersim Katliamı’’ olarak anmış; bu şehadetin böyle bir soykırım zihniyetinin devamı olarak görülmesi gerektiğine işaret etmişti. Kürt halkı başta olmak üzere, toplumsal özgürlük mücadelesi veren, böyle bir mücadeleye ihtiyaç duyan herkesin katliamın ifade ettiği bu anlama denk duruş ve yaklaşım içerisinde olması gerektiğini belirtmişti. Sakine Cansız’ın katledilmesiyle, Dersim Tertelesi’nde olduğu gibi, Kürdün tarihsel toplumsal değerleri hedeflenmişti. Binlerce yıl devletçi sistemin işgaline, talanına, sömürüsüne karşı dağlarını direniş kalesine dönüştürerek sınıfsız komünal toplum değerlerini diri tutan Dersim 1938’te yok edilmek istenmişti. Sakine Cansız, iğne ucu kadar yaşam imkanıyla kayaları delip toprağa ulaşan ağaçlar-çiçekler misali, bu katliama maruz bırakılmış bir halkın evladı olmasına rağmen yaşam kaynağı olarak Özgürlük Hareketi ile buluşmuş; kendini Dersim’le sınırlamayıp tüm Kürdistan için özgür yaşam değerleri yaratan öncü bir kişilik haline gelmişti.
Kapitalizmin metropolleri modern uygarlığın yüksek standartlarını temsil etmeleriyle övünür. Oysa bu düzey, Afrika’da, Güney Amerika’da, Asya’da, Ortadoğu’da halkların insanlık onuruna layık olmayan bir yaşam gerçeğine mahkum edilmesinin ürünüdür. Kapitalizmin kâr-sermaye için dünyanın her yerini yağma alanına dönüştürdüğü bu çağda Sakine Cansız, toplumsal özgürlük değerlerini kentlerde hatta zindanlarda tutsaklık koşulları altındayken bile çağın bilgelik seviyesinde temsil ettiği için........
