We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Globalleşme neden iyi, neden kötü?

3 1 3
14.06.2022

İnsanlığın kıtalara dağılabilmiş olması teorik olarak küresel soğumanın yaya ulaşımını mümkün kılmasına bağlanır. Bir kartopuna benzeyen dünya o devirlerde global köy tanımına daha uygun bir yere benzer. Sonrasında dünya ısınır ve kıtalar arası ulaşımın imkânsızlaştığı düşünülür. Nihayet ulaşım teknolojilerindeki gelişmelerin fevkalade bir atılımla ilerlemesi (insanlık ilk motorlu uçuşundan 60 sene sonra aya ayak basmıştır) globalleşme düşüncesini sistematikleştirmeyi mümkün hale getirmiştir.

Çeşitlilik arz eden ve çeşitliliği ile güzel olan dünyada globalleşme müspet bir düşüncedir ancak bu barışçıl bir yaklaşımla mümkündür. Ne yazık ki globalleşme düşüncesi, rekabeti merkeze alan bir paradigmanın kullanışlı bir enstrümanı olarak görüldü. Yani globalleşme avantajlıların, üstelik bunların bir kısmı haksız biçimde elde edilmişken, menfaatleri ve çıkarları etrafında şekillenmeye zorlandı. Paradigma değeri dayanışmaya yaslanmayan bir globalleşme düşüncesi dünyayı hem insanlar hem tüm yaratılmışlar (çevre dâhil) sadece daha zor bir yer haline getirdi.

Bu nedenle de yayıldığı ekonomilerde toplumsal reaksiyonlarla karşılandı. Küresel şirketler, kitlesel protestoların muhatabı haline geldi. Toplumların kültürleri ve değerleri baskı altında kaldı. Ve hatta nihayet globalleşmeden dezavantajlılar da kısmen menfaat elde etmeye başlayınca avantajlılar, avantajlarını kaybetmek endişesine düşüp gidişatı tersine çevirecek hamlelere başladı.

Globalleşmeyi adeta hegomonik gücün ekonomi üzerinden ifade edilmesi şeklinde yorumlayan avantajlılar, onu ekonomilerin yumuşak karnını hedef alan bir silaha dönüştürmeyi meşru da gördü. Birçok ülke ekonomisi sistematik saldırılara maruz kaldı. Para birimleri, finansal........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play