We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Teşekkürler Markar Esayan

22 4 4
26.10.2020

Ölüm, bütün insanların ortak kaderi. İsmet Özel’in etkileyici tasviriyle “seken bir kurşun kadar taraf tutmayan ölüm”, bu dünyada ortak hiçbir özelliği olmayanların bile en ortak yanı.

Ancak ölümler, zamanlamaları, bağlamları, ölüm şekilleri itibariyle bir fark yaratıyorlar. Bazen ölümü tadan insanın hayatta yapamadığından fazlası, daha etkilisi, daha güçlüsü ölümüyle veya ölümünden sonra onun ölümü dolayısıyla gerçekleşiyor. Bu açıdan ölümler ölümlere fark atarken, aslında ölenin kişiliği, tabiatı, etkisi tam da ölümüyle birlikte ortaya çıkıyor.

Normalde ölenin amel defteri kapanıyor, o saatten sonra dünyada hiçbir etkisi kalmıyor. Ancak iş ölenin sosyolojik etkisine gelince bunun tam aksini ortaya koyan nice örnekler oluyor.

Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan’ın Markar Esayan’ın vefatı dolayısıyla Kumkapı’daki Meryem Ana Kilisesi’nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da hazır bulunduğu cenaze töreninde Markar Esayan için söylediği sözler tam da bu gerçeği en çarpıcı biçimde ifade ediyordu. Bütün üzüntümüze, ölümün kendisinin sebep olduğu hüzne rağmen Markar Esayan’ın cenaze töreninin yol açtığı hayra dikkat çekiyordu Patrik.

Ermenilerle Azeriler arasında cereyan etmekte olan Dağlık Karabağ çatışmasının orta yerinde, tam da iki taraf arasında oluşabilecek en hamasi duyguların orta yerinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın, Ermeni kilisesinde, bütün devlet erkânıyla birlikte hazır bulunmasını sağlayan ölümüyle Markar, ölürken büyük bir hayra hizmet etmiş oluyordu. Belki böyle bir katılım Türkiye Ermenileri tarihinde bir ilk olma vasfını taşıyordu. Bu, böyle bir katılımın iki taraf açısından imkânsız olması dolayısıyla değildir ama. Sadece bir vesile oluşmadığı içindir. Yoksa Türkiye’nin Ermenilerle hiçbir sorunu yoktur, tarih boyunca olmamış, bundan sonra da olması için........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play