Kürtleri yazmak
Geçtiğimiz hafta çarşamba günü Bingöl’de bir konferansım vardı. Dönüşte, İstanbul’a gelmek üzere Diyarbakır Havaalanı’nda uçağımı beklerken, genç bir kardeş yanıma yaklaştı. Son derece kibar bir şekilde selam verdi, kendisini tanıttı: “Ben sizin sadık okurlarınızdan biriyim. En son Dil ve İşgal adlı kitabınızı okudum. Şimdi sizinle karşılaşmaktan dolayı da çok mutlu oldum.” Mardinliymiş aslen. İstanbul’da avukatlık yapıyormuş. Bayram tatili için memleketine gelmiş, tatilini de biraz uzatmış, şimdi tekrar İstanbul’a dönüyormuş.
Sohbet ilerlerken, beni yakından takip eden bütün okurlarımın yüz yüzeyken genellikle sorduğu o soru da geldi: “Üzerinde çalıştığınız yeni eserler var mı?” Birkaç kitabın hazırlıklarını aynı anda sürdürdüğümü belirtip ikisini ismen zikrettim: “1900’lerin başından Arap Baharı’na, Ortadoğu’nun bir asırlık serencâmını ayrıntılı biçimde anlattığım bir modern tarih metni yazıyorum. Nasipse yaklaşık 1000 sayfalık temel bir başvuru kaynağı olacak. Bir de, 1897-2025 arasında düzenlenen toplam 39 Siyonist Kongre’yi ele aldığım bir kitap üzerinde çalışıyorum. Bu kongreler nasıl toplandı, hangi kararlar alındı, bu kararlar nasıl uygulandı, iki kongre arasında neler yaşandı, Siyonistler arasındaki ayrışma ve çatışma noktaları nelerdi? Tüm bu soruları da cevaplamış olacağım…”
Beni ilgiyle ve dikkatle dinleyen muhatabım birdenbire “Peki,........
